Ben Bilmem..
Odamda bir yandan müziğimi dinler, bir yandan tarih notlarını temize geçirirken çıkan bir şarkıyla düşüncelere daldım.. Yalın’dan “Ben Bilmem” şarkısı. Bu şarkı beni lise son yıllarına götürüyor. O yıllarda çıkan bir şarkıydı ve arkadaşlarımla bu şarkıyı çok sever, dinlerdik. Lise sondaki hâlimle şimdiki hâlimi karşılaştırdım. “Hâlim”den kastım; tanıdığım insanlar, bulunduğum mekânlar, uğraştığım şeyler, kafamdaki düşünceler vs. Ve fark ettim ki 2 sene çok da büyük bir zaman dilimi gibi görünmese bile insan hayatında çok büyük değişikliklere yol açma potansiyeline sahip bir zaman dilimi. Belki de liseyi bitirip üniversiteye geçiş aşamasının bu zaman içinde yer alması da buna sebep olabilir. Bu şarkıyla beraber 2 sene önce görüştüğüm fakat şimdi hayatımda olmayan kişileri ve hayatıma yeni giren kişileri düşündüm. Haftaiçi kaldığım yurdumda hayatımın 2 sene önceki hayatımdan ne kadar değişik olduğunu fark ettim. Ve aklıma birden ilginç bir fikir geldi..
..Bundan 2 sene öncesine dönelim: Lise sona gidiyorum. Haftaiçi 9′dan 3′e kadar okulda, okuldan sonra dersanede, dersaneden sonra evdeyim. Haftasonları da yarım gün dersaneye gidiyorum. Çevremdekiler belli: Okuldaki & dersanedeki arkadaşlarım, okuldaki & dersanedeki öğretmenlerim ve tabii ki ailem. O zamanlardayken kendimi birden bu senede bulsam ne olurdu acaba? Mesela;
1. Birdenbire kampüsün ortasındayım, telefonum çalıyor ve birisi “Tuğçe nerede kaldın? Biz yemekhanedeyiz seni bekliyoruz” diyor. Çalan telefon da benim değil sanki; çünkü benim telefonumun kamerası yoktu ve böyle güzel değildi. Sonra üstümdeki mont da benim değil. Bunları bırak, bulunduğum yeri bilmiyorum bile. Çevreme bakıyorum, yeşillikler, ağaçlar, ders binaları.. Birkaç kişi yanımdan geçip selam veriyor ben budala budala bakıyorum.. Sonra ne yapacağımı şaşırıp etraftakilere sormaya başlıyorum nerede olduğumu. Tepkilerini tahmin edersiniz herhalde ![]()
2. Birdenbire yurt odasındayım. 3 kişilik bir oda ve odanın diğer bölümlerine gittiğimde bir kişiyi yatağında uzanıp kitap okurken, diğerini de bilgisayar kullanırken görüyorum. Biri “Naber kız? Dersin kaçta?” diyor, diğeri “Msn’deki iletin ne öyle ya gülmekten öldüm valla” diyor. Ben aval aval bakıyorum tabi. Kendi bölümüme gidiyorum hemen. Evet, eşyaların bazıları benim ama geri kalanının kime ait olduğu konusunda en ufak bir fikrim bile yok. Benim böyle bir parfümüm yoktu, böyle bir gözlüğüm ve çantam da yoktu. Hele bu hırkalar, kazaklar??
I-ıh burası bana ait olamaz. Ama bu ayna, bu bardaklar, defterler benim. Üff kafam karışıyor..
3. Yine birdenbire kendimi koskoca bir sınıfta buluyorum. Profesör olduğunu tahmin ettiğim bir kişi sınav kâğıtlarını dağıtıyor. İşte en kötü ihtimal bu galiba. Hiçbir şey hatırlamıyorum çünkü!!
Bırakın hangi konudan sınav olacağımı, üniversitemin adını ve bölümümü bile hatırlamıyorum ![]()
4. Son olarak kendimi elimde kırmızı bir bavul, bir serviste buluyorum. Uzun bir yolculuk olduğu yoldan belli; her yer yeşillik ve medeniyete ait hiçbir şey yok! Yan veya arka koltuğumda ne ailemden biri var ne de arkadaşlarımdan. Bir dakika! Sanırım tanıdığım biri var; çünkü aynı kulaklıktan bir şarkı dinliyoruz. Ama kulaklığımı paylaştığım bu kişi kim?!?! Daha da önemlisi bu kulaklık kiminnnn?!?!
Kendimi daha fazla kaptırasım var ve çok geç olmadan kendime geleyim dedim
Daha neler neler gelir aklıma ama aklımı kaybetmek istemiyorum müsaadenizle
Evet, 2 sene hayatımı demek ki çok değiştirmiş ki sadece 4 maddede bile feci şoklara uğrayabileceğimi görebiliyorum. Peki kendimi bundan 2 sene sonrasında bulsam? Acaba neler değişirdi? Kimlerle görüşürdüm, nerelere giderdim, nerede olurdum? Bana geliyorlar bazen böyle, saçmalıyorum. Ama belki de saçmalamıyorumdur. Hem ben insana insan demem insan bazen saçmalamadıkça ![]()
İşte bir şarkı bir insanı ancak böyle etkileyebilir ve uçurabilir
Neden bu kadar derinlere indim? Zorum neydi de bu olasılıkları düşündüm? BEN BİLMEM!
