Nasıl Bir Kedi Olmalı?
Çok ama çok zorlu bir gece geçirdim. 12 itibariyle ders programı almak için kendimi paralamaya başladım. Geç oldu güç olm- - ; güç de oldu! Bu aşamayı güç olmaktan çıkarmak için her yolu denedim. Sistem yoğun olduğu için beklerken heyecanım geçsin diye fal [Freecell] bile baktım
Hatta gecenin talihlisi (!) olan iyiinsan‘a ders alamamaktan değil de; falımın açılmamasından yakındım ![]()
3′te yattım; 4:30′da sahura kalktım. Saat 5:45 ve hala ayaktayım. Stajdan sonra düzenim şaştı. Geceleri gündüz, gündüzleri gece zanneder oldum. Gece oturmalarını özlemişim ama. Neyse, uzun zamandan beri yazacağım bir konu vardı ama yazmaya anca fırsatım oldu:
Konu kediler. Bu saatte yazılabilecek en uygun konu bence. Yoksa siz aksini mi düşünüyorsunuz? Cık cık cık…
Eve yürürken hemen hemen her gün önünden geçtiğim Pet Shop’un camından bakan kediler dikkatimi çekiyor hep. Sonra da mahalleme girdiğimde ordan oraya koşturan kediler. Acaba hangisi daha mutlu diye düşünmeden edemiyorum.
Birinin yiyecekleri önüne geliyor, hastalandıkları zaman gayet güzel bakılıyorlar, her türlü ihtiyaçları karşılanıyor; ama hapis hayatı yaşıyorlar. Ne hareket edebilecek yerleri var, ne de serbestçe oynayabilecekleri.. Camekândan mahzun mahzun bakıp hayırlı bir vatandaşın onu almasını ve bu işkenceye son vermesini bekliyorlar.
Sokak kedileri ise gayet rahat; kendilerinin sınırları ve kısıtlanmış özgürlükleri yok. Doğa olduğu gibi onların. Diledikleri gibi başlarına buyruk & asi oluyorlar ve kafalarına eseni yapıyorlar. Ama onlar da aç ve susuz kalabiliyorlar; onların da yemek bulamadıkları ve üşüdükleri zaman oluyor, hastalandıklarında ilgilenecek kimseleri olmuyor..
İnsanlarla bağdaştırdım bu durumu sonra. Bazıları özgürlüklerine ve benliklerine o kadar bağlıdırlar ki; dünyayı bağışlasalar taviz vermezler kendilerinden ve bağımsız olarak yaşamaya devam ederler. Ama bazıları para pul, şan şöhret vb göz boyayıcı şeyleri görünce her şeye katlanmaya razı olurlar, özgürlüklerinden vazgeçip hemen himaye altına girmeyi kabul edecek duruma gelirler.
Tabi ki kedilerin böyle bir seçme hakkı yok. Onların seçme haklarını ellerinden alıyoruz; onların yerine biz seçiyoruz nasıl yaşayacaklarını. Ama yine de seçme hakkı onlara verilse özgürlüklerinin yerine rahatlıklarını tercih edecek olanlar olur herhalde.. Tıpkı şu resimdeki gibi her gün hevesle hapislerinden kurtarılmayı beklemektense; yarı aç yarı tok ama özgür bir hayat sürmeyi tercih eden kedilerin de olabileceği gibi. Ne de olsa onların da kişilikleri var.. Acaba ben kedi olsam hangisini tercih ederdim?
Peki ya siz?
[Hayır Tuğçe, yatmalısın. Hepsi geçecek, korkma. Bu saatte bunları düşünmenin pek normal olduğu söylenemez ama metin olmalısın. Git uyu, sabaha her şey geçmiş olacak..]

