<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tuuce.com &#187; Hayat</title>
	<atom:link href="http://tuuce.com/category/hayat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tuuce.com</link>
	<description>Damn me and my love of pie!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 27 Dec 2009 17:16:50 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Hastayım, Yastayım</title>
		<link>http://tuuce.com/hayat/2009/12/hastayim-yastayim/</link>
		<comments>http://tuuce.com/hayat/2009/12/hastayim-yastayim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Dec 2009 17:07:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tuuce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tuuce.com/?p=466</guid>
		<description><![CDATA[ Sakın bu karikatüre aldanıp da &#8220;hastalık hastası&#8221; olduğumu sanmayın. Tamam, biraz olabilirim ama ard arda geçirdiğim hastalıklardan sonra bu kadar da olsun di mi? Yaklaşık 1,5 ay önce çok ağır bir bronşit geçirdim efendim. Ateşim 39&#8242;lara çıkar ve inmez, öksürük aksırık tıksırık bütün &#8220;ık&#8221;lar mevcut, vücudum yorgun ve bitkin.. İşin garip kısmı, ilk defa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://tuuce.com/wp-content/uploads/2009/12/Sağlıklı-Hasta1.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-465" title="Sağlıklı Hasta" src="http://tuuce.com/wp-content/uploads/2009/12/Sağlıklı-Hasta1-248x300.jpg" alt="" width="248" height="300" /></a> Sakın bu karikatüre aldanıp da &#8220;<em>hastalık hastası</em>&#8221; olduğumu sanmayın. Tamam, biraz olabilirim ama ard arda geçirdiğim hastalıklardan sonra bu kadar da olsun di mi? Yaklaşık 1,5 ay önce çok ağır bir bronşit geçirdim efendim. Ateşim 39&#8242;lara çıkar ve inmez, öksürük aksırık tıksırık bütün &#8220;ık&#8221;lar mevcut, vücudum yorgun ve bitkin.. İşin garip kısmı, ilk defa okulda hissettiğim bu hastalık belirtilerini eve geldiğimde daha şiddetli bir şekilde yaşıyorken televizyonu açtığımda aynı belirtilerin &#8220;domuz gribi&#8221; için söylendiğini duyup panik olmam. &#8220;<strong>Domuz gribi öldürüyor</strong>&#8220;, &#8220;<strong>domuz gribine dikkat</strong>&#8221; cümleleri adeta beynimin içinde yankılandı. Bir yandan finallerime çalışmam, bir yandan derslerimden geri kalmamam gerekiyordu. Çok çok yorucu bi programmış bu MBA yahu.. Canımı çıkardı valla. Bütün okul hayatım boyunca bir kere bile telafi sınavına girmeyen ben, master yaparken bu sınavlara girdim. Son senede kısmetmiş <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_smiley.png' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#41;' /> Şurda ne yazıldıysa o azizim, iki adım ötesine gidemezsin.</p>
<p>Bu hastalık bitti, tam 2. güz dönemine başladım, dersler de başladı, bu sefer bağırsak enfeksiyonu çıktı. Haydaaaa!!! Doktorun kapısından ayrılmaz olduk adeta. 1,5 ay içinde 6 kutu antibiyotik bitirmek zorunda kaldım çeşitli hastalıklardan dolayı. Vücudum dengesizleşti, ben de tabi. Artık durup durup ağlıyordum, bir yandan ödevler projeler, bir yandan bu hastalıklar.. En sonunda aniden aklıma bir fikir geldi. Bu dönemi dondurmak ve bu 1,5 aylık dersleri seneye almak! MBA koordinatörümüz Selnur Hanım gayet olumlu karşıladı bu fikri ve öncelikle benim sağlığımın önemli olduğunu söyledi. O kadar sevindim ki bu anlayışına ve o kadar rahatladım ki sonunda rahat rahat dinlenebileceğim bir zamanımın olacağına. Sonuç olarak, 1 ay daha evimdeyim, dinleniyorum. Dinlenmekle kalmıyorum kendimi dinliyorum sürekli. Kötü anlamda.. Artık paranoyak oldum. En ufak bir şikayetim olsa ayy acaba ne oldum yine diyorum. Geçen hafta <strong>yine </strong>doktora gittik ve son kez birkaç tahlil ve karın bölgesinin ultrasonunu istedi. Bu hafta da onlarla uğraşacağız. Sevgili doktorumuz Serhat bana çok güzel bir cümle söyledi, hala aklımda. <em><strong>Vücudumuz, bazen onun kıymetini bilelim diye ufak hatırlatmalarda bulunuyor bize</strong></em>, demişti. Çok doğru. Bu hastalıktan sonra gerçekten kafama onu bunu takmayacağıma dair söz verdim. O kadar boş şeylere üzülüyormuşum ki anlatamam. 1 aydan beri sürekli hafif bir ateşim vardı ve beni çok rahatsız ediyordu. Her sabah bu ateşin geçmesi için dua ediyordum. Sonra enfeksiyon olayı.. Bu sefer her sabah &#8220;<em>Allah&#8217;ım, lütfen bugün geçmiş olsun</em>&#8221; diye uyanmaya başladım. Ne kadar uzun süredir bu haldeyim tahmin edemezsiniz. Artık sabahları yataktan kalkmaya korkar oldum. Ama düzeliyorum yavaş yavaş sanki.. &#8220;Sanki&#8221; diyorum, çünkü hala tam anlamıyla bitmiş değil şikayetlerim.</p>
<p>Bu hastalıktan öğrendiğim diğer ders, size bir hastalık tanısı konulduğunda sakın onu Google&#8217;dan aratmayın. Çünkü &#8220;<strong>anneee ben ölecek miyim?!</strong>&#8221; gibi sorular sormaya başlayabilirsiniz. Vücudun bütün organları birbiriyle o kadar bağlantılı ki neredeki sorun nereyi etkilemiştir bilemiyorsunuz. Bunun için de oradan oraya oradan oraya atlıyor, hastalıkla ilgili bütün sayfaları gezdikten sonra geriye kalan son günlerinizde ne yapacağınızı düşünmeye başlıyorsunuz <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_sirit.png' alt='&#58;&#195;&#8225;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#195;&#8225;' /> Lâkin geçen hafta doktora gittiğimde bana dolaylı yoldan &#8220;<strong>paranoyak</strong>&#8221; dedi. Ama ben inanmıyorum bir şeyleri paranoya yaptığıma. Hala dengemi tam olarak bulmuş değilim ama bulacağıma inanmaya başladım. Yeter ki çaresiz hastalık olmasın..</p>
<p>Diğer derse gelince, sağlığınız yerinde olduğu sürece hiçbir şeyden şikayet etmeyin. O varken varlığını hissetmiyorsunuz ama bir kere gittikten sonra yokluğunu deli gibi hissediyorsunuz. Annemin ve anneannemin hayatımda hiçbir zaman unutamayacağım ilgisi, Ali&#8217;nin anlayışı olmasa depresyonun alâsını yaşardım herhalde. Yine yaşadım gerçi. Hayatımda böyle bir ruh haline girdiğimi hatırlamıyorum. Düşmanımın bile başına gelmesini istemiyorum. Bu arada beni arayan soran ve yardım eden bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. İnsan bugünlerde daha iyi anlıyor hayatındaki insanların değerini.</p>
<p>Son sözüme gelince, son zamanlarda kendim olmaktan çıkan ve bambaşka bir kimliğe bürünen ben, yavaş yavaş kendimi toparlamaya, kafamı dağıtmaya ve kendime zaman ayırmaya başlıyorum. Artık eğlenceden nasibini almayan, sıkıcı, rutin bir Tığç olmak yolunda ilerlerken kendime tam zamanında &#8220;dur&#8221; diyorum! Ve duruyorum. <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_neutral.png' alt='&#58;&#124;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#124;' /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tuuce.com/hayat/2009/12/hastayim-yastayim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>17</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mezuniyete Doğru..</title>
		<link>http://tuuce.com/hayat/2009/04/mezuniyete-dogru/</link>
		<comments>http://tuuce.com/hayat/2009/04/mezuniyete-dogru/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 16:29:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tuuce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim "Açı"mdan]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Ordan Burdan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tuuce.com/?p=441</guid>
		<description><![CDATA[Biliyorum, uzuuuun bir ara verdim. Ama adı üstünde: &#8220;ara&#8220;. Mutlaka geri dönüşü olacaktı. Canım sitemi terk edebilir miyim ben? Gerçi bu yazı yazma süreci biraz daha uzayacaktı. Eğer Cem&#8216;in, Ergun Dayımın, annemin ve Bilal&#8216;in uyarıları olmasaydı 
Bu dönem son dönemim. 4. sınıf bitiyor, inanamıyorum. Daha yeni başlamıştım halbuki. Mini mini 1&#8242;lerdim daha.. Şimdilerde ise mezuniyetten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Biliyorum, uzuuuun bir ara verdim. Ama adı üstünde: &#8220;<strong>ara</strong>&#8220;. Mutlaka geri dönüşü olacaktı. Canım sitemi terk edebilir miyim ben? Gerçi bu yazı yazma süreci biraz daha uzayacaktı. Eğer <a href="http://iyiinsan.net" target="_blank">Cem</a>&#8216;in, Ergun Dayımın, annemin ve <a href="http://sertalpbilal.com">Bilal</a>&#8216;in uyarıları olmasaydı <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_smiley.png' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#41;' /></p>
<p>Bu dönem son dönemim. 4. sınıf bitiyor, inanamıyorum. Daha yeni başlamıştım halbuki. Mini mini 1&#8242;lerdim daha.. Şimdilerde ise mezuniyetten konuşur oldum. Son dönemim normalden biraz daha hareketli geçiyor. Sadece 3 ders alıyorum halbuki. Halk arasında bunu söylediğim zaman suratıma dövecek gibi bakıyorlar. Ben de söylemeyi bıraktım.. Yoksa bırakmadım mı? <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_sarcastic.png' alt='&#94;&#111;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#94;&#111;&#41;' /> Aklımda bir sürü şey var.. Dönüp duruyorlar.. Şimdi birkaçını buraya aktarınca beynime siz de acıyacaksınız:</p>
<p>- 3 ders almama rağmen 6 ders alıyor gibiyim. Hele bir tanesi var ki.. Proje, makale analizi, sunum derken ohooo.. İsmi Turkish Economy. Proje taslakları için son teslim tarihi 4 Mayıs&#8217;tı. Ama biz geçen hafta hocadan 1 hafta daha müddet istedik, o da kabul etti. Fakat şöyle bir durum var ki, hoca teslim tarihini erteledikçe ben de taslağı hazırlamayı erteliyorum. Böylesine bir kısırdöngü içerisindeyim <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_uhuh.gif' alt='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' class='wp-smiley' width='18' height='18' title='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' /></p>
<p>- Alt komşularımız sürekli pastırma yapıyor. Bu ne biçim mide anlamadım ki ben bunu <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_psikopat.png' alt='&#58;&#104;&#196;&#177;&#196;&#177;&#58;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#104;&#196;&#177;&#196;&#177;&#58;' /> Apartmana her girişimde, kapılarının önlerinden her geçişimde artık refleks olarak burnumu tıkıyorum!</p>
<p>- Bugün otobüste yurdum insanının müthiş(!) zekasına bir kez daha tanık oldum. Otobüs camındaki &#8220;<strong>Lütfen sigara içmeyiniz</strong>&#8221; yazısındaki &#8220;<strong>mey</strong>&#8221; kısmını silerek &#8220;<strong>Lütfen sigara iç   iniz</strong>&#8221; mesajı veren zihniyeti tebrik mi edeyim yoksa aynı zihniyete teessüf mü edeyim şaşırdım kaldım..</p>
<p>- Bu aralar Scrabble&#8217;a acayip sardım. Oynamaya doyamıyorum resmen.. Ali Scrabble&#8217;ı sevmeseydi napardım onu da bilemiyorum.. Neyse ki alıştırdım, artık paso Scrabble oynuyoruz <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_smiley.png' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#41;' /></p>
<p>- Son dönemimde kütüphanemizi öyle bir yenilediler ki gırtlağıma oturdu kaldı acısı.. Ne aşağı iniyor, ne de yukarı çıkıyor.. Öyle bir manzarası var ki <strong>deniz, dağlar, yeşillik</strong> off off.. Fena yani.. Ders çalışmasanız bile alın kahvenizi manzarayı seyredip dedikodu yapın <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_dil.png' alt='&#58;&#196;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#196;' /> Ama biz çalışkan öğrenciler olaraktan neredeyse her akşam kütüphaneye gidiyoruz. Son dönemimde doyayım şu kütüphaneye diyorum ama doyacağım gibi görünmüyor; gözüm arkada gideceğim resmen. Masalar, sandalyeler, raflar, bilgisayarlar öyle bir düzenlenmiş öyle bir çalışma ortamı yaratılmış ki bizlere birbirimize bakıp bakıp çalışmak kalıyor. Farkında olmadan birbirimize gaz veriyoruz; lâkin dersle alakası olmayan tipler bile kütüphanede kitap kurdu olup çıkıyor. Buradan da görüntünün ve/veya uygun bir ortamın motivasyon üzerindeki etkilerini anlamak mümkün <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_smiley.png' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#41;' /></p>
<p>- Odamı anlamakta zorluk çekiyorum. Ben topluyorum.. Peki, tamam, yakalandım.. Toplar gibi oluyorum. Ama sonra her şey yerli yerine oturuyor yine. Yerli yeri dediğim eski dağınık hali. <em><strong>Umutsuzum, çaresizim </strong></em><img src='http://tuuce.com/smilies/diger_uhuh.gif' alt='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' class='wp-smiley' width='18' height='18' title='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' /></p>
<p>- Bugün Cem&#8217;le İstinya Park&#8217;ta gezerken <strong>23 Nisan Çocuk Bayramı</strong>&#8216;nı uzun zamandan beri ilk defa bu kadar yakın yaşadığımı fark ettim. Aslında herhangi bir şey fark edecek durumda da değildim. Her yer <strong>bıcır </strong>kaynıyordu. Bıcır bıcır da konuşuyorlardı. Biri balonun üstüne oturmaya çalışıyor, diğeri de balonu inceliyordu. Keşke bizim de tek derdimiz balon olsa..</p>
<p>Bu son madde iyi oldu. Buradan <strong>bütün çocuklarımızın 23 Nisan Çocuk Bayramı&#8217;nı kutluyorum</strong>. Çocuk olmayanlar! Üzülmeyin! Sizin de <strong>içinizdeki çocuğun bayramı kutlu olsun!</strong> -en azından ben kendimi böyle avutuyorum-.Yazımın başlarında beynime acıyacaksınız dedim. Haklıymışım değil mi? <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_mutlu.png' alt='&#58;&#77;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#77;' /></p>
<p>Dipnot: Sevgili Cem, &#8220;<strong>bugün son günün. 12&#8242;ye kadar yazı yazmazsan siteni kapatacağım</strong>&#8221; uyarısı -yoksa tehditi mi desem- sanırım işe yaradı ama sakın bir daha kullanayım deme.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tuuce.com/hayat/2009/04/mezuniyete-dogru/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyük Olmaktan Sıkıldım&#8230;</title>
		<link>http://tuuce.com/hayat/2009/03/buyuk-olmaktan-sikildim/</link>
		<comments>http://tuuce.com/hayat/2009/03/buyuk-olmaktan-sikildim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2009 10:47:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tuuce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim "Açı"mdan]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinç Akışı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tuuce.com/?p=436</guid>
		<description><![CDATA[Hayal ediyorum.. Çocukluğuma geri dönüyorum bir süreliğine.. 4-5 yaşlarıma..
Sabah Susam Sokağı ile başlıyorum güne. Annemin kahvaltı edişini ve anneannemle sohbet edişini seyrediyorum. Sonra annem işe gidiyor beni iki yanağımdan öpüp sıkı sıkı sarılarak. Bir sürü tembihte bulunuyor anneannemi üzmemem, uslu durmam konusunda. Ben de onu öpüyorum ve söz veriyorum, hiç yaramazlık yapmayacağım. Sonra çocukluğuma şu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayal ediyorum.. Çocukluğuma geri dönüyorum bir süreliğine.. 4-5 yaşlarıma..</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-437" title="uyku" src="http://tuuce.com/wp-content/uploads/2009/03/uyku.jpg" alt="uyku" width="364" height="215" />Sabah <em>Susam Sokağı</em> ile başlıyorum güne. Annemin kahvaltı edişini ve anneannemle sohbet edişini seyrediyorum. Sonra annem işe gidiyor beni iki yanağımdan öpüp sıkı sıkı sarılarak. Bir sürü tembihte bulunuyor anneannemi üzmemem, uslu durmam konusunda. Ben de onu öpüyorum ve söz veriyorum, hiç yaramazlık yapmayacağım. Sonra çocukluğuma şu an bulunduğum taraftan bakıyorum, ne kadar da kolaymış o zaman verilen sözleri tutmak. Ne kadar tutulabilir sözlermiş o yaşlarda verilen sözler. Sonra yine dönüyorum o yaşlara..</p>
<p>Anneannem kahvaltımı hazırlamaya başlıyor ve sofraya çağırıyor beni. Yatakta yemek yenmez çünkü <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_smiley.png' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#41;' /> Yumurtayı karıştırıp karıştırıp ağzıma tıkıyor. Ağzıma tıkıyor diyorum, çünkü o kadar zor yemek yiyorum ki.. Bazen evin içinde koşturuyorum, anneannem elinde kaşık ve tabak arkamdan koşturuyor. Bazı öğle yemeği saatlerinde ben bir koltuğun tepesinden diğerine atlıyorum, anneannem yine elinde kaşık ve tabak beni takip etmeye çalışıyor. Bunların işe yaramadığı zamanlarda ise saklambaç oynuyoruz. Ben gözlerimi yumuyorum, anneannem saklanıyor. Gözlerimi açtığımda büyük bir hayalkırıklığına uğruyorum çünkü anneannem saklanmamış, sadece koltuğun üzerine oturup üstüne bir örtü örtmüş <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_sirit.png' alt='&#58;&#195;&#8225;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#195;&#8225;' /> Belli ki hemen onu bulmamı istiyor, böylece daha çabuk yedirebilecek bana. Ben ise bunu o zamanlarda algılayamıyorum, zannediyorum ki saklanacak yer bulamadı ve bunun iyi bir yöntem olduğunu düşünüyor. Hemen bulmuyorum onu.. İçeriye gidiyorum arıyorum her yeri. Çünkü onu hemen bulursam üzülür iyi bir yere saklanamadım diye. O yaşlarda bu kadar incelik.. Korkuyorum <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_uhuh.gif' alt='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' class='wp-smiley' width='18' height='18' title='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' /> Ahh anneannecim ahh ne kadar da uğraşmışsın benimle. Düşündüm de bizden iyi karikatürler çıkarmış..</p>
<p>Kahvaltımı ettikten sonra dayım uyanıyor.. Geliyor yanıma, şakalaşıyoruz. &#8220;<strong>Ömrüm</strong>&#8221; diye seviyor beni.. O zamanlar bilmiyorum ben 22 yaşına bile gelsem beni bu şekilde seveceğini <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_smiley.png' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#41;' /> Dayımın aldığı bebeklerle oynuyorum. Sonra üst komşumuz geliyor. Bana oyuncak tencere tava takımı almış. Havalara uçuyorum! Sonra uyku zamanım geliyor ve ben iki tane tek koltuğu birleştirip arasına yatıyorum. Küçücük yere sığıyorum. O kadar rahat bir uyku ki o, kafam o kadar rahat o kadar kaygısız ki.. Hemen dalıyorum uykuya. Hiçbir kötü şey görmemişim ki o zamanlar, öyle güzel rüyalar görüyorum ki..</p>
<p>Uyanıyorum ve sokaktan arkadaşlarım çağırıyor beni. Yemek yiyip iniyorum aşağıya. Top oynuyoruz, seksek oynuyoruz, taş kırıyoruz, birbirimizin kafasını kırıyoruz.. Beyaz olarak çıktığım eve siyah olarak dönüyorum annemin gelmesiyle birlikte. Hep birlikte yemek yiyoruz..</p>
<p>Sonra annem ve anneannem bana küçük bir oyun yapıyorlar. Annem gelip bana gizli bir şey söylüyor ve anneanneme söylememem için uyarıyor. Bunun adı &#8220;<strong>sır</strong>&#8220;dır, diyor. Sonra annem uyumaya gidiyor -daha doğrusu gidiyormuş gibi yapıyor, şimdi anlıyorum <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_smiley.png' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#41;' />- anneannem yanıma gelip o konuyla ilgili bir şey soruyor. Ben hiçbir şey söylemiyorum.. Annemin bana o konuyla ilgili bir şey söylediğini bile belli etmiyorum. İkisi de mutlu tabi bu numaranın sonunda. Çünkü kızları sır tutmasını biliyor <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_smiley.png' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#41;' /></p>
<p>Düşünüyorum da dönmek istemeyeceğim, acılarla üzüntülerle geçen bir çocukluğum da olabilirdi. Ne kadar şanslıyım ki çocukluğumun her aşamasının tadını çıkardım. Bir de üstüne tadı damağımda kaldı. Dün <em><strong>Sertap Erener</strong></em>&#8216;den &#8220;<a href="http://www.loglar.com/song.php?id=5492" target="_blank"><strong>İncelikler Yüzünden</strong></a>&#8221; şarkısını dinlerken belki de bu yüzden tuhaf oldum. Gözde&#8217;mle bizim şarkımız bu. Üzüldüğümüz, kırıldığımız, mutsuz olduğumuz zamanlarda bu şarkıyı dinleriz birlikte.. İleriki yaşların bana verdiği en büyük hediyelerden biridir bu eşsiz insan <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_mutlu.png' alt='&#58;&#77;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#77;' /></p>
<p>Her ne kadar öpücüklerle yatırılıp üstümün minik battaniyelerle örtüldüğü yatağıma geri dönemiyorsam da bunu hayal etmek bile güzeldi. Şimdi sanırım gerçeğe dönme zamanı..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tuuce.com/hayat/2009/03/buyuk-olmaktan-sikildim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>16</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzuuuuuuuuun Bir Aradan Sonra..</title>
		<link>http://tuuce.com/hayat/2009/02/uzuuuuuuuuun-bir-aradan-sonra/</link>
		<comments>http://tuuce.com/hayat/2009/02/uzuuuuuuuuun-bir-aradan-sonra/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Feb 2009 10:06:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tuuce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tuuce.com/?p=418</guid>
		<description><![CDATA[Evet, artık yeni sloganım bu! Aslında uzun zamandan beri kullanıyorum bu sloganı ama blogumdan uzaklaştığım için muhtemelen bu durumdan sadece kendim haberdarım 
Ne de güzel söylemiş Garfield arkadaşımız &#8220;I&#8217;d like mornings better if they started later&#8221; diyerekten.. Bence bütün öğrencilerin ortak hayalini bir paydada buluşturmuş. Seviyorum keratayı!
Ben ne alemlerdeyim ona gelirsek.. Bir gazi sayılabilirim aslında.. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-417" title="garfield" src="http://tuuce.com/wp-content/uploads/2009/02/garfield.jpg" alt="garfield" width="360" height="290" />Evet, artık yeni sloganım bu! Aslında uzun zamandan beri kullanıyorum bu sloganı ama blogumdan uzaklaştığım için muhtemelen bu durumdan sadece kendim haberdarım <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_smiley.png' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#41;' /></p>
<p>Ne de güzel söylemiş Garfield arkadaşımız &#8220;<strong>I&#8217;d like mornings better if they started later</strong>&#8221; diyerekten.. Bence bütün öğrencilerin ortak hayalini bir paydada buluşturmuş. Seviyorum keratayı!</p>
<p>Ben ne alemlerdeyim ona gelirsek.. Bir gazi sayılabilirim aslında.. Lâkin geçen haftaki gibi bir final haftası geçirmemiştim. Her sene &#8220;<em>vay be daha fenalarını da mı görecektik</em>&#8221; demekten kendimi alamıyorum. Sokağa çıkıp &#8220;<strong>5 günde 6 sınav, gel vatandaş geeell!!</strong>&#8221; diye çemkirmemek için kendimi zor tuttum. Kendimi tutmak konusunda ne kadar iyi olduğumu bir kere daha anladım.</p>
<p>Hiç uyumadım denebilir.. Bunun acısını 2 gün önce çıkardım. Akşamüstü 5&#8242;te uyuyup ertesi sabah 10&#8242;da kalkan bir tip gördüyseniz muhtemelen o benimdir. Görmediyseniz, yine o benimdir. Her türlü uyudum, affetmedim!</p>
<p>Tatil denilen şey güzel şey olmalı.. Ben henüz anlayamadım. Gelecek hafta gireceğim <strong>GMAT </strong>sınavına hazırlanmam gerekiyor <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_uhuh.gif' alt='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' class='wp-smiley' width='18' height='18' title='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' /> Öyle ilginç bir sınav ki 3 saat boyunca bilgisayarda soru çözüyorsunuz, bazı sorular sizi denemek için sorulan &#8220;<strong><em>çöp soru</em></strong>&#8220;lar olabiliyor<img src='http://tuuce.com/smilies/diger_kal.gif' alt='&#32;&#107;&#97;&#108;&#58;' class='wp-smiley' width='18' height='18' title='&#32;&#107;&#97;&#108;&#58;' /> Yani siz dakikalarınızı harcayıp bir soru üzerinde uğraşıyorsunuz, ama o soru çöp soru çıkabiliyor! Yolarım! <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_oklava.gif' alt='&#58;&#111;&#107;&#108;&#97;&#118;&#97;&#58;' class='wp-smiley' width='32' height='32' title='&#58;&#111;&#107;&#108;&#97;&#118;&#97;&#58;' /> Bununla birlikte, maalesef İstanbul&#8217;da MBA için başvuracağım okullar GMAT denilen mereti istiyor <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_sad.png' alt='&#58;&#40;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#40;' /> Gözünü sevdiğimin <strong>ALES</strong>&#8216;i <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_mutlu.png' alt='&#58;&#77;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#77;' /></p>
<p>Bunlardan ziyade, 2009&#8242;un benim için çok güzel başladığını belirtmeden edemeyeceğim. Genelde değişiklikleri sevmem. Ama bu seneki değişiklikler hoşuma gitti, umarım güzel başlayan her şeyin devamı gelir <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_smiley.png' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#41;' /></p>
<p>Özlemişim seni blog! Hem de çoook özlemişim! Hoşgeldim sonunda <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_smiley.png' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#41;' /> Final zamanında sürekli yazı yazmam için beni uyaran ve bir sürü moraller veren Serhat&#8217;a ve Ergun Dayıma çoook teşekkür ediyorum buradan. 23 Şubat&#8217;ta okullar açılıyor ve o zamana kadar yazacak bir sürü konu bulmayı umuyorum.. Umarım ummakla kalmam <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_smiley.png' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#41;' /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tuuce.com/hayat/2009/02/uzuuuuuuuuun-bir-aradan-sonra/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İletişim Kopukluğu</title>
		<link>http://tuuce.com/hayat/2008/11/iletisim-kopuklugu/</link>
		<comments>http://tuuce.com/hayat/2008/11/iletisim-kopuklugu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2008 18:23:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tuuce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim "Açı"mdan]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinç Akışı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tuuce.com/?p=398</guid>
		<description><![CDATA[Önümde 3 tane tarif edemeyeceğim zorlukta sınavlarım varken ben neden oturmuş bu yazıyı yazıyorum anlamadım; ama kendimi tutamadım da çünkü bu olayı sıcağı sıcağına yazmasaydım içimde kalacaktı. İki tane arkadaşım var. Birbirlerinden hoşlanıyorlardı ama söyleyemiyorlardı. İkisi de bana söylüyordu  [Şimdi her şey açığa çıktığı için rahatlıkla yazabiliyorum.] Bunların hikâyesini anlatayım sizlere&#8230;
Kız olana Duru diyelim, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://tuuce.com/wp-content/uploads/2008/11/iletisimsizlik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-399" title="iletisimsizlik" src="http://tuuce.com/wp-content/uploads/2008/11/iletisimsizlik.jpg" alt="" width="222" height="140" /></a>Önümde 3 tane tarif edemeyeceğim zorlukta sınavlarım varken ben neden oturmuş bu yazıyı yazıyorum anlamadım; ama kendimi tutamadım da çünkü bu olayı sıcağı sıcağına yazmasaydım içimde kalacaktı. İki tane arkadaşım var. Birbirlerinden hoşlanıyorlardı ama söyleyemiyorlardı. İkisi de bana söylüyordu <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_sirit.png' alt='&#58;&#195;&#8225;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#195;&#8225;' /> [Şimdi her şey açığa çıktığı için rahatlıkla yazabiliyorum.] Bunların hikâyesini anlatayım sizlere&#8230;</p>
<p>Kız olana <strong>Duru </strong>diyelim, erkek olana da <strong>Metin</strong>. Aynı olayı ikisinin ağzından dinledim.. Önce Duru&#8217;dan başlayalım:</p>
<p>&#8220;Ya Tuğçe, bana ilgisi yok bence. Ben büyütüyorum herhalde. Bak şimdi, anlatayım.. Bu <em>beni Facebook&#8217;tan eklemiş</em> fazla bir muhabbetimiz olmadığı halde ama şimdi herkes herkesi ekliyor onun için bir şeye yormadım bu olayı. Ama sonra <em>mailler filan attı</em> Facebook&#8217;tan. <em>Biraz mailleştik</em> samimiyetimiz olmamasına rağmen. Maillerinden bir tanesinde Facebook&#8217;un chat&#8217;inde bir arkadaşıyla konuştuğunu ima eden bir şey yazmış işte chat&#8217;i eleştirmiş filan. Belki bu &#8216;<em><strong>Facebook chat&#8217;ine gir de orada konuşalım maille zor oluyor</strong></em>&#8216; demek istedi ama ben tam tersine girmedim ki benden MSN&#8217;imi istesin diye. Ama istemedi Tuğçe.. Yani ben de MSN&#8217;in iyi taraflarını övmüştüm tam o sırada <em><strong>&#8216;b</strong></em><strong><em>u arada senin de MSN&#8217;in ne, ordan konuşalım mı&#8217;</em></strong> tarzında bir şey sorabilirdi. Yanlış anlamaktan yoruldum artık onun için düşünmeyi bırakacağım.&#8221;</p>
<p>Şimdi Metin oğlumuza verelim mikrofonu:</p>
<p>&#8220;Tuğçe çok dertliyim ben.. Senin bir arkadaşın var ya ismi Duru, gerçekten çok hoş kız ama maalesef onun bana ilgisi yok sanırım. <em>Facebook&#8217;tan onu ekledim</em> ama bir görsen ekleyene kadar neler çektim eklesem mi eklemesem mi diye.. &#8216;<strong>ekle</strong>&#8216; düğmesine bastığımda kalbim yerinden çıkacaktı sanki. <em>Birkaç mailleştik</em> ve ben ona resmen &#8216;<em><strong>chat&#8217;e gir, ordan konuşalım</strong></em>&#8216; dedim. Ama Facebook&#8217;ta olduğu halde girmedi, ben de MSN&#8217;ini isteyip rahatsız etmek istemedim çünkü eğer isteseydi chat&#8217;e girebilirdi. Hem ilk adımı ben attım ilgisi varsa ikinci adımı o atabilirdi. Üff, bilmiyorum sence bana ilgisi var mı?&#8221;</p>
<p>Şimdi, ben ikisinin de birbirinden hoşlandığını biliyordum ama ikisinden de tembih aldığım için söyleyemiyordum. Ama şimdi bunları konuşup çok gülüyoruz. Fark ettim ki bir çok olayı yanlış anlayıp yanlış yorumluyoruz. Daha ilginci, aynı olayı farklı algılama potansiyeline sahibiz. Sanırım <strong>en güzeli şeffaflık</strong>. Bir şey hissediyor musun birine, açık ve net söyleyeceksin. Ama olmuyor işte.. Bir çok sebepten olmuyor.. Bu da yukarıdaki anlam karmaşasına yol açıyor. Bu, günlük hayatımızdaki iletişim kopukluğunun en basit örneği. Sebep olarak teknolojiyi mi göstereyim, yoksa makineleşen ve karşımızdaki insanın duygularını anlamak için gözlerine bakmak yerine maillerine bakan biz insanoğlunu mu göstereyim bilemiyorum. Karar sizin..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tuuce.com/hayat/2008/11/iletisim-kopuklugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayallerine İhanet Etme, Hayata Mahçup Olma..</title>
		<link>http://tuuce.com/hayat/2008/10/hayallerine-ihanet-etme-hayata-mahcup-olma/</link>
		<comments>http://tuuce.com/hayat/2008/10/hayallerine-ihanet-etme-hayata-mahcup-olma/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2008 21:02:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tuuce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilinç Akışı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tuuce.com/?p=375</guid>
		<description><![CDATA[Yeni eğitim-öğretim dönemiyle birlikte yeni kafa karışıklıkları da başladı tabi.. 4. sınıfa geçmenin verdiği tedirginlik ve endişe ile kariyerim hakkında kafa yormak kötü bir şey.. Bir yanda idealindeki iş olmasa da sana ileride gerçekten iyi para kazandıracak ve çok mutlu olmasan da yeteri kadar başarılı olabileceğin, diğer yanda getirisi fazla olmasa da gerçekten &#8220;hep bunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://tuuce.com/wp-content/uploads/2008/10/durma.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-379" title="durma" src="http://tuuce.com/wp-content/uploads/2008/10/durma-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a>Yeni eğitim-öğretim dönemiyle birlikte yeni kafa karışıklıkları da başladı tabi.. 4. sınıfa geçmenin verdiği tedirginlik ve endişe ile kariyerim hakkında kafa yormak kötü bir şey.. <em>Bir yanda idealindeki iş olmasa da sana ileride gerçekten iyi para kazandıracak ve çok mutlu olmasan da yeteri kadar başarılı olabileceğin, diğer yanda getirisi fazla olmasa da gerçekten &#8220;hep bunu istemiştim, bu işi yaptığım için çok mutluyum&#8221; diyebileceğin bir iş..</em> Evet, bu ikisi arasında gidip geliyorum. Maalesef ikisini birlikte sağlayan bir iş henüz bulamadım. Yeteri kadar aramadım belki de. Henüz 4. sınıfın başındayım. Yine de düşünmeye başladım.. Ve arkadaşlarımı düşündürmeye.. Arkadaşlarımın biriyle (neden ismini vermediğimi birazdan anlayacaksınız) bu konuda konuştuk. Beni derinden etkileyen ve kafamı berraklaştıran birkaç şey söyledi -her konuda olduğu gibi-. &#8220;<strong>Tuğçe, bu dünyaya ne için geldiğine inanıyorsan o olmalısın. Neyi yapmaktan mutlu olacaksan, sana ne uygunsa onu yapmalısın. İşini doğru yaptığın sürece para da zamanla gelecektir.</strong>&#8221;</p>
<p>Bunları neden anlatıyorum? Çünkü aynı arkadaşıma üniversitesindeki bir hocası Türk Dili dersinde bir paragraf vermiş ve bu paragrafın altına onu tamamlayacak bir paragraf daha yazmalarını istemiş. Benimki de bu konuşmamızdan etkilenerek -demek ki etkilenen sadece ben değilmişim <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_dil.png' alt='&#58;&#196;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#196;' />- farklı bir bakış açısı ile olaylara yaklaşmış. Gerçekten böyle bir arkadaşım olduğu için, her zaman yanımda olduğu ve kaybolduğum zamanlarda beni tekrar dünyaya döndürdüğü için çok çok mutluyum ve ona bir kere daha teşekkür ediyorum <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_mutlu.png' alt='&#58;&#77;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#77;' /> Daha fazla uzatmadan sizi o yazıyla baş başa bırakıyorum..</p>
<blockquote><p>Saçlarını arkasında toplamış sarışın kadın! Kim derdi ki bugün, insanlar havuzdan çıktıktan sonra, tatil köyü halkı az sonra başlayacak düğüne hazırlanırken, tam o düğüne doğru yürürken, herkesin boğula boğula yemek yediği açık büfenin oradan geçip tam havuza doğru gidecekken, yağmur damlaları bungalovların çatılarına sağanaktan boşalırcasına yağacak ve hatta bungalovların çatılarında su akıtma tertibatı olmadığı için her taraf su içinde kalacak.. Ve sen, hani o düğünü hazırlayan ekibin başı, eteklerini sıyırıp koşmaya başladığında, kim nereden nasıl bilebilirdi ki senin 1968 yılındaki Olimpiyat seçmelerinde 400 metre engelli koşan bir atlet olarak ilk üçe girdiğini ve birinci ve ikinci ile birlikte Meksika Olimpiyatları&#8217;na davet edildiğinizi.. Senin o sıra evlenmek üzere olduğunu, kocanın ve ailesinin kıskançlık, kapris ve bilimum gereksiz duygulardan ötürü Meksika&#8217;ya gitmene izin vermediğini.. Yağmurun altında koşarken, sadece gözlerini ileriye dikmiş, sadece önünde, göğsünde hissedebileceğin ipi gözlerken, işte o hayali kopacak ip ve o kopmasını hayal ettiğin iple gelecek olan birincilik özlemi yerine görkemli resepsiyon binasının döner kapısına toslayacağını, hafifçe başının sarsılacağını, hatta başından biraz kan akacağını ama etrafındaki herkesin sana &#8216;bravo&#8217; seslenişleri yüzünden, içindeki, o eskilerden kalan hissi yeniden yaşayacağını kim nasıl bilebilirdi ki?</p>
<p>Başın sarılı oturduğun lobide sana sunulan çayla birlikte tatil köyünün çiçekçisinin sana getirdiği manolyaları kabul ettin, sevip okşadın. Dünya tarihinde 400 metreyi yağmur altında rüzgâra karşı bu kadar hızla koşan ilk şef garson oldun, daha ne olsun! Oysa ki açık büfeden start alıp resepsiyon binasının döner kapısında biten bu engelli koşun, yıllardır kabullenemediğin, çoktandır farkında olmana rağmen görmemek için gözlerini sımsıkı kapayıp kendini kandırdığın bu gerceği trajik  bır şekilde ortaya koymuştu işte. Titremen dursun diye elindeki çayı sıkı sıkı sarıyorsun ama nafile.. Titremen üşüdüğünden değil çünkü. Hani derlerdi ya &#8216;insana en büyük kötülük gene kendisinden gelir&#8217; diye. Geleceğinden, hayallerinden, umutlarından; yani kendinden, seni sen yapan şeylerden bu kadar kolay vazgeçerek yapabileceğin en büyük kötülüğü yaptıktan sonra, kendine saygını kaybetmiş bır şekilde lobide oturuyorsun şimdi hayata karşı&#8230;</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tuuce.com/hayat/2008/10/hayallerine-ihanet-etme-hayata-mahcup-olma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eski Günlere Dair&#8230;</title>
		<link>http://tuuce.com/hayat/2008/09/eski-gunlere-dair/</link>
		<comments>http://tuuce.com/hayat/2008/09/eski-gunlere-dair/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 23:23:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tuuce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim "Açı"mdan]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinç Akışı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tuuce.com/?p=365</guid>
		<description><![CDATA[Yaklaşık bir buçuk hafta önce Gözde&#8217;den ilginç bir mesaj aldım. Mesaj attığı saat 2:22 idi. Stajlarım dolayısıyla ancak Eylül&#8217;de tam anlamıyla tatile girmiş oldum. Geleneksel tatil anlayışıma uygun olarak da sabahlara kadar oturuyorum, gündüzleri uyuyorum. Bir senem o kadar yoğun, o kadar karmaşık ve yorucu geçiyor ki en azından bir ayı kendime ayırıp geceleri oturup [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://tuuce.com/wp-content/uploads/2008/09/hatira.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-366" title="hatira" src="http://tuuce.com/wp-content/uploads/2008/09/hatira.jpg" alt="" width="370" height="413" /></a>Yaklaşık bir buçuk hafta önce Gözde&#8217;den ilginç bir mesaj aldım. Mesaj attığı saat 2:22 idi. Stajlarım dolayısıyla ancak Eylül&#8217;de tam anlamıyla tatile girmiş oldum. Geleneksel tatil anlayışıma uygun olarak da sabahlara kadar oturuyorum, gündüzleri uyuyorum. Bir senem o kadar <em>yoğun</em>, o kadar <em>karmaşık </em>ve <em>yorucu </em>geçiyor ki en azından bir ayı kendime ayırıp geceleri oturup kendimi dinlemek hoş oluyor. Çünkü hiçbir yerde ses seda yok, ne kapı çalıyor ne de telefon.. Hee, telefon demişken. Aslında pek de çalmıyor değil. Buradan da konumuza geri dönelim. Gözde mesaj attığı zaman dolayısıyla henüz uyumamıştım. Şöyle diyordu:</p>
<p>&#8220;Uyudun mu? Lütfen uyumamış ol <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_sad.png' alt='&#58;&#40;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#40;' />&#8221;</p>
<p>Ben de telaşlandım tabi o saatte bir şey mi oldu, yine ne yaptı bizim kız diye <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_dil.png' alt='&#58;&#196;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#196;' /> Aradım, &#8220;<em>Tuğçe çok fena oldum ben..</em>&#8221; dedi. &#8220;<em>N&#8217;oldu Gözde çabuk söyle bak valla kalpten gidicem</em>&#8221; dedim. Meğersem bizimki açmış ilkokul günlüğünü okumuş. Neden fena olduğunu sorduğumda; &#8220;<strong><em>O kadar mutluymuşuz ki o zaman.. Dünyamız ne kadar küçükmüş ama biz ne kadar büyükmüşüz. En ufak şeylerden o kadar mutlu oluyormuşuz ki. Birbirimize her zaman çok destek olmuşuz. Her şeyi paylaşmışız, birlikte ağlayıp birlikte gülmüşüz</em></strong>&#8221; cevabını aldım ve ben de başladım mı ağlamaya.. <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_uhuh.gif' alt='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' class='wp-smiley' width='18' height='18' title='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' /> Biz iki <strong>akıllı(!) </strong>kişilik, gecenin bir yarısı karşılıklı ağlarken Gözde&#8217;den günlüğünden bazı yerleri okumasını istedim. İlkokul 7. ve 8. sınıflardan karışık yerleri okudu. Tabi o zamanlar bahsettiğimiz şeyler çoğunlukla hoşlandığımız çocuklardı <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_sirit.png' alt='&#58;&#195;&#8225;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#195;&#8225;' /> Bu tür olaylara yeni yeni alışıyoruz, yeni yeni bir şeyler yaşamaya başlıyoruz.. Gözde okudukça fark ettik ki, ben her zaman yorumda bulunuyormuşum:</p>
<p>T: Gözde baksana, sana nasıl baktı kesin bir şeyler hissediyor.<br />
G: Taklit etsene, nasıl baktı?<br />
Ve ben taklit ediyorum..<strong>!!!</strong></p>
<p>G: Tuğçe görmüyor musun nasıl da samimiler yanındaki kızla! Nerden çıktı bu yaaa!<br />
T: Sen yanındaki kıza aldırış etme, baksana bi gözü sende, kıskandırmak için yapıyor.</p>
<p>T: Çabuk koş! Kantine gitti biz de gidelim.<br />
G: Ne alıcaz Tuğçe?<br />
T: Ay sorduğun soruya bak alırız bir şey ufff öldürüceksin sen beni!</p>
<p>Bunlar sadece birkaçı.. Bunları okuyunca, benim o sıralarda Gözde&#8217;nin yanında <strong>bilirkişi</strong> ünvanıyla durduğuma ve <strong>Güzin Abla</strong> görevi yaptığıma kanaat getirdik. Ama Gözde de bana aynı şeyi yapıyordu. Neler neler çevirmişiz. <em>Telefonla kimleri işletmişiz</em>, <em>sevdiğimiz kişiler hakkında bir şeyler öğrenebilmek için neler neler yapmışız</em>, <em>ne dolaplar çevirmişiz</em> hatırladıkça şaşırıp kaldık. Bir yandan deliler gibi güldük bir yandan da ağladık <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_karisik.gif' alt='&#196;&#58;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#196;&#58;' /> Apartmandakileri uyandırmadığımdan şüpheliyim <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_eyeroll.gif' alt='&#56;&#45;&#41;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#56;&#45;&#41;' /></p>
<p><strong>Ve sorduk kendimize</strong>.. Neden o zaman karşı tarafın bizi sevdiği bile belli değilken bu kadar mutluyduk da şimdi bizi sevdiğini söyleseler bile mutsuzuz? Kendimizce cevaplarımız vardı elbet ama hiçbiri bizi tatmin etmedi.. Büyümenin çok güzel olduğunu düşünürdük o zamanlarda. Hayaller kurardık. Ne hayaller hem de.. Kimse sınırlayamazdı onları. Ama <em>biz büyüdükçe hayallerimiz küçüldü</em>. Hayal ettiğimiz şeylerin gerçekte ne olduğunu gördük ve hayallerimiz sınırlandı. Belki de hiçbir şeyin hayallerdeki gibi olmayacağını düşünüp karamsarlığa kapıldığımız için <em>hayal kurmayı da bıraktık</em>..</p>
<p>Telefonu, <em>bahçede buz parmak yediğimiz, erkeklerin saçlarını çektiğimiz, kömürlerin üzerine çıkıp eve kapkara önlüklerle geldiğimiz günlere duyduğumuz özlemle</em> kapattık. Tek bir şey değişmemişti. <strong>İkimizin arasındaki bağ</strong>. Her ne kadar ortaokuldan sonra farklı şehirlerde liseyi bitirmiş olsak da 4 sene sonra buluştuğumuzda sanki hiç ayrılmamış gibiydik. Ve fark ettik ki güzel anılarımızı okuyup ağlamak, hatırlayıp ağlayabileceğimiz bir anımızın olmamasından çok daha iyi.. Biraz önce ben de günlüğümü buldum. Şimdi okumaya başlayacağım. Kâh ağlayacağım, kâh güleceğim uzun ve abuk subuk bir gece beni bekliyor yani <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_dil.png' alt='&#58;&#196;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#196;' /> Sizi merakta bırakmayıp bir sonraki yazımda alıntılar yapacağım merak etmeyin <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_mutlu.png' alt='&#58;&#77;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#77;' /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tuuce.com/hayat/2008/09/eski-gunlere-dair/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>15</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her Şeyin Başı Sağlık</title>
		<link>http://tuuce.com/hayat/2008/06/her-seyin-basi-saglik/</link>
		<comments>http://tuuce.com/hayat/2008/06/her-seyin-basi-saglik/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2008 09:39:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tuuce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim "Açı"mdan]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinç Akışı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tuuce.com/?p=327</guid>
		<description><![CDATA[İnsan yaşamadan anlayamıyor.. Ben anladığımı sanırdım. Fakat aslında anlamamış olduğumu anlamam için ciddi bir hastalık geçirmem gerekiyormuş..
Cumartesi gününden beri -hastaneye gitmek dışında- yataktan kalkmamış biri olarak sokağa çıkmanın bile bir sağlıklı olma işareti olduğuna inanır oldum. Her şey o düğünle başladı.. Aslında sevmiyorum düğünleri. Sıkıcı ve boğucular. Ama öz abim saydığım insanın düğününe gitmemezlik edemezdim. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan yaşamadan anlayamıyor.. Ben anladığımı sanırdım. Fakat aslında anlamamış olduğumu anlamam için ciddi bir hastalık geçirmem gerekiyormuş..</p>
<p>Cumartesi gününden beri -hastaneye gitmek dışında- yataktan kalkmamış biri olarak sokağa çıkmanın bile bir sağlıklı olma işareti olduğuna inanır oldum. Her şey o düğünle başladı.. Aslında sevmiyorum düğünleri. Sıkıcı ve boğucular. Ama öz abim saydığım insanın düğününe gitmemezlik edemezdim. Etmedim de.. Zaten hassas olan midemi bozan şeyin düğün pastası ve/veya yanında verilen meyve suyu olduğunu düşünüyorum. Anneanneme göre ise her zamanki gibi ince giyinmem ve üşütmem. Kazak bile giysem anneanneme göre üşütmüşümdür <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_smiley.png' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#41;' /> Haa, bir de &#8220;<strong>nazar</strong>&#8220;ı unutmamak lazım. Karşı komşularımız da &#8220;Vah yavrum, nazar oldu nazar boncuk takmadınız di mi kıza? Bi de kırmızı giymişti maşallah yavruummm&#8221; tezleriyle hastalığıma yeni bir boyut getirdiler. Nasıl bir hastalık geçirdim?</p>
<p>Düğünden geldikten sonra midemde ve bağırsaklarımda bi garipliğin olduğunu anlamak zor değildi. Bütün gece doğru dürüst uyumak bir yana, hiç uyuyamadım. Benimle birlikte ailem de tabi.. Ertesi gün hastaneye gittik. &#8220;<strong>Hastaneye gitmek</strong>&#8221; kalıbı ne kadar basit görünüyor. Ama bana göre tam bir işkenceydi ve imkânsız bir olaydı. Çünkü ayakta duramıyor, durduğum zaman da tansiyonum düştüğünden dolayı yere yığılıyordum. Zar zor hastaneye gidip bir iğne olup 2 şişe serum yedikten sonra biraz kendime geldim. Ama tekrar eve geldikten sonra anladım ki tam olarak kendim gelmemişim. Kâbus gibi bir 5 gün geçirdim. 5 gün nasıl kâbus olur? Hiçbir şey yiyemezsin, en çok sevdiğin, tok karna bile yiyebileceğin şeyleri görünce hatta duyunca ve hatta hatırlayınca bile miden bulanır, yediğin şeyleri anında kusarsın, kana kana su içmek istediğin halde miden bulanır diye içemezsin, kafanı televizyona bakmak için bile kaldıramazsın, tam iyileşir gibi olduğunda kısa bir süre sonra aslında arpa boyu kadar yol alamadığını fark edersin. Sonra, aynaya baktığın zaman suratının ve karnının içine çöktüğünü görürsün, suratının sapsarı olduğunu ve renge dair hiçbir şey olmadığını fark edersin, gözlerin yuvalarından çıkmıştır sanki.. Bu gördüğün kişiden korkarsın; daha fazla zayıflayacağından ve çökeceğinden korkarsın, eskiden aynaya baktığında gamzeli gamzeli gülen<br />
suratı yeniden görmek istersin, sürekli uyursun, uyumadığın zaman yatarsın çünkü ayakta başın döner. Annenin sana yaptığı pirinç lapası, sapsade makarna ve ekmek kızartması dışında hiçbir şey yiyemediğinden şeker ve tuz ihtiyacını karşılayamazsın, gecenin bir yarısı ayağa kalktığında her yer kararır ve sen düşersin kafanı duvara sağlam bir şekilde vurarak, ertesi gün bakarsın ki bacakların ve kafan morarmıştır. Bir türlü geçmez bu kâbus.. Korkarsın; çünkü daha önce hiç böyle olmamışsındır ve bu hastalığın geçeceğinden emin değilsindir. O anda <strong>ölüm korkusu</strong> başlar. Hastaneye gittiğin zaman doktorun seni görünce size korku dolu bakışından ne kadar ciddi bir durumda olduğunu öyle iyi anlarsın ki sen ondan daha çok korkarsın. Serumla birlikte seni o odadan o odaya taşırlarken etrafın garip bakışlarına maruz kalırsın. Ve o anda anlarsın ki aslında hastaneye gittiğinde yanından geçen onlarca sedyede yatan insan aslında çok acı şeyler yaşıyor.. Oysa ki sen bir bakış atıp geçersin ve iki saniye sonra unutur kendi <strong>derd(!)</strong>ine dalarsın. Dert demişken..</p>
<p>Neleri dert etmezdim ki.. Sınavda aldığım notları, geleceğimle ilgili planlarımı, arkadaşlarımla aramda olan bazı olayları, <strong>oramı buramı</strong>, <strong>şuyumu buyumu</strong>, <strong>öteyi beriyi</strong> vs vs.. Her şey halledilir, her şeye bir çare bulunur. Yeter ki sağlık yerinde olsun. Sağlık olmadan sokağa bile çıkamazken, telefonda bile konuşamazken.. En büyük keyiflerimden biri olan film seyretmek aklımın ucundan bile geçmedi, en büyük zaaflarımdan biri olan dondurmayı aramadım bile.. Ama tatlıya ihtiyacım olduğunu öyle bir anladım ki.. 2 gün boyunca şekere dair hiçbir şey vücuduma girmeyince 2 günün sonunda s<strong>adece bir muzun içerdiği şekerle vücudumun nasıl bayram ettiğini</strong>, muzun ilk dilimini tattığımda ağzımı nasıl bir gerginliğin kapladığını anlatamam. Oysa sağlıklıyken muzun içerdiği şekere şeker bile demezdim..</p>
<p>Bütün bunları neden anlattım? Hem hayatımdaki en ciddi hastalığa dair yazı yazmak istediğim için, hem de belki bu yazıyı okuyanların kendilerine göre çıkaracakları bir şeyler olur diye.. Sokağa çıkıyorsunuz, yürürken durup dondurmacıdan dondurma almaya karar veriyorsunuz, arkadaşlarınızla buluşup sinemaya gidiyorsunuz, okula gidip sınava giriyorsunuz, işe gidip geliyorsunuz, günlük hayatınıza devam ediyorsunuz. Ama şunun farkında değilsiniz ki binlerce şikayetinizin olduğu bu hayat bir çok insana göre mükemmel. Mükemmelin yanı sıra, &#8220;<strong>ulaşılmaz</strong>&#8220;. Bu insanlara ben dahil değilim; çünkü iyileştim sayılır. Fakat hep hastalığa mahkûm olanlar bizim &#8220;<strong>normal</strong>&#8221; saydığımız şeylerin yanından bile geçemiyorlar. Su bile içemedikten, bu ihtiyacını serumdan karşıladıktan sonra.. Gerçekten, <strong>Pollyannacılık</strong> deyin ne derseniz deyin ama hayatı sağlıklı yaşamak gibisi yok. Ve son bir şey..</p>
<p>Çok şanslı olduğumu bir kez daha anladım. Böyle bir ailem olduğu için. Ben yemedim, onlar da yemedi; ben uyudum, onlar uyumadı; gece gündüz başımda beklediler, her ağlayışımda başımı okşayıp &#8220;iyileşeceksin yavrum&#8221; dediler. Her şey gelip geçiyor, ama onlar kalıyor. Herkes kendini düşünüyor, ama onlar önce beni.. Ben kendim için bile bu kadar uğraşmazken nasıl oluyor da onlar bu kadar kendilerini harap ediyorlar anlamıyorum. Belki de anne olunca anlayacağım. Şu anda anladığım tek şey sahip olduğum en değerli varlıkların onlar olduğu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tuuce.com/hayat/2008/06/her-seyin-basi-saglik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>N&#8217;olmuş Sokakta Kaybolmuşsam Yani?!</title>
		<link>http://tuuce.com/hayat/2008/06/nolmus-sokakta-kaybolmussam-yani/</link>
		<comments>http://tuuce.com/hayat/2008/06/nolmus-sokakta-kaybolmussam-yani/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 May 2008 23:29:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tuuce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim "Açı"mdan]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinç Akışı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tuuce.com/?p=324</guid>
		<description><![CDATA[Perşembe günü hayatımın en sarsık günlerinden biriydi. Final dönemindeyim, fenalardayım, normal değilim. Uykusuz geceler, kafein bombardımanları, baş dönmeleri, yorgunluk argınlık, bitkinlik vs vs göz önünde bulundurulduğunda aslında kaybolmam çok da anormal bir durum sayılmayabilir. Evet! Kayboldum! 
Her şey Perşembe sabahı okula uykusuz gitmemle başladı. Henüz festivalden kalan kas ağrılarım bile gitmemişti halbuki.. Gözlerim pörtlemiş bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span>Perşembe günü hayatımın en sarsık günlerinden biriydi. <strong>Final dönemindeyim, fenalardayım, normal değilim.</strong> <em>Uykusuz geceler</em>, <em>kafein bombardımanları</em>, <em>baş dönmeleri</em>, <em>yorgunluk argınlık</em>, <em>bitkinlik </em>vs vs göz önünde bulundurulduğunda aslında kaybolmam çok da anormal bir durum sayılmayabilir. Evet! Kayboldum! </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Her şey Perşembe sabahı okula uykusuz gitmemle başladı. Henüz <em><strong>festivalden kalan kas ağrıları</strong></em>m bile gitmemişti halbuki.. Gözlerim pörtlemiş bir şekilde “Monetary Economics” (Para Politikası) sınavına girip çıktıktan sonra birazcık daha rahat nefes alabilir hale gelmiştim. Elimde benim boyutumu, taşıyabilme kapasitemi ele alırsak tonlarca sayılabilecek ağırlıkta kitaplar vardı. Hepsi <strong>kafamdan kalın</strong>, <strong>boyumdan uzun</strong>, <strong>gövdemden büyük</strong>tüler. Ve ben onları bir torbada taşımak zorundaydım. Bazı kitaplar Akın’ın olduğu için 13.30 gibi Beşiktaş’ta buluşup ona teslim edecektim. Planım tıkır tıkır işliyordu. İşlerim ilk defa ayarladığım gibi gitmiş, saati saatine yetişebilir duruma gelmiştim. Şile’den İstanbul’a tam 1 saatte gelmiştim; Levent Metro’dan Beşiktaş’a da yarım saatte inerdim ve tam saatinde Akın’la buluşurdum. Sonra<br />
hemen kitapları verir, evime gelir yemeğimi yediğim gibi hemen yatardım. Ne güzel planlarım vardı halbuki.. <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_angel.png' alt='&#40;&#65;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#40;&#65;&#41;' /> Ama.. Amaa…</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Levent’te Metro’da indim, karşıya geçtim ve Beşiktaş’a inmek için otobüse bindim. <strong>O kadar yorgundum ki o an için otobüsün boş olması, Beşiktaş’a gitmesinden daha önemli gibi geldi.</strong> Tabelasına bakmadan atıvermişim kendimi içeri! Daha 1 durak geçmeden otobüs abuk subuk bir yere sapmasın mı?!! Zaten yeterli miktarda var olan mide bulantım arttı, şekerim çıktı, panik stres hipertansiyon olmadım mı? Hemen düğmeye bastım ve ilk durakta inip karşıya geçip Beşiktaş’a giden bir otobüse binmeyi planladım. Ama “<strong>Çamlık</strong>” diye adlandırılan bu ulvi duraktan hiçbir otobüs geçmiyordu! Taksi filan da hak getire! Kaldım mı ben elimde kendimden büyük bi torba, koskoca çanta, ölmüş bir vaziyette taksisiz, otobüssüz kıyıda bir yerde! Son çare psişik güçlerimi kullanıp “<strong>evet, gözlerimi açtığımda Beşiktaş’ta olacağım</strong>” bile dedim; işe yaradı mı yaramadı mı burada söylemeye hiç gerek yok! <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_teeth.png' alt='&#56;&#111;&#124;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#56;&#111;&#124;' /> Gözlerimi açtığımda telefon çaldı onun yerine. Akın’dı tabi ki. daha tek kelime ettirmeden “<em>Ya Akın, Çamlık diye bi yerde indim. Yanlış otobüse binmişim</em>” gibi bıdı bıdı cümleler kurunca “<em>Tuğçe, sakin ol tamam kaçta gelirsen gel sağlam gel</em>” cevabıyla karşılaşınca rahatladım biraz. Önüme çıkan ilk kişiye sorup nereden yürümem gerektiğini öğrenince daha bir rahatladım. Yürü, yürü, yürü, bu arada torban o yüke dayanamayıp kopsun, sen onunla uğraş bir de, sonra ayakkabı bağın ikide bir çözülsün, ellerini torba kessin artık taşıyacak gücün olmasın, bir sürü zaman ve enerji kaybet… <strong>Ahhh ahhh</strong>.. Neyse, sonunda Beşiktaş’a inen ana yola çıktım ve  eredeyim diye algılamaya çalışırken kaderin bir cilvesiyle karşılaştım diye düşünmeden edemedim. Burası, servisten indiğim yerdi ve ben tekrar Metro’nun olduğu yerdeydim. Hayatımda hiç bu kadar <strong>deja vu </strong>olmamıştım <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_psikopat.png' alt='&#58;&#104;&#196;&#177;&#196;&#177;&#58;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#104;&#196;&#177;&#196;&#177;&#58;' /> Hâlime öyle bir sırıttım ki yanımdan geçenler de bana aptal aptal sırıttı, çok komikti <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_sirit.png' alt='&#58;&#195;&#8225;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#195;&#8225;' /> Yaklaşık 1 saat önceki yaptığım her şeyi tekrar yaptım. Yanlış yöne sapan bir otobüse binmek dışında tabi! Şaka gibiydi yani… Böyle bir fiyaskonun ardından benimle alay etmek için fırsat gözleyen Akın’la buluşmak da tam bir—Düşündüm de asıl fiyasko buydu. O sırada annem aradı, Akın’ı isteyip “<em>aman sakın yanlış otobüse binmesin yanlış yola sapmasın</em>” diye tembihler etti, ikisi bir olup benimle alay ettiler <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_uhuh.gif' alt='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' class='wp-smiley' width='18' height='18' title='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' /> Öyle şuursuz bir haldeydim ki Akın’a hangi kitapları vereceğimi, hangi yoldan eve gideceğimi, hangi ışıkta karşıdan karşıya geçeceğimi Akın’ın önderliğinde hatırladım. Kaç paralık akbil dolduracağıma bile o karar verdi<img src='http://tuuce.com/smilies/diger_kal.gif' alt='&#32;&#107;&#97;&#108;&#58;' class='wp-smiley' width='18' height='18' title='&#32;&#107;&#97;&#108;&#58;' /> Buradan kendisine hem teşekkürlerimi sunuyor, hem de hayat boyu bu olayı önüme tekrar tekrar sunacağını bildiğim için de şimdiden peşin olarak kendisini kınıyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Aslına bakarsak, insan hayatında böyle şeylerle çok karşılaşmıyor mu? Farkında olmasak bile hayatta birçok kez başladığımız yere geri dönmüyor muyuz? Birçok planla ve umutla başladığımız bir noktadan ulaşmak istediğimiz noktaya giderken çok çaba harcamamıza ve var gücümüzle çalışmamıza rağmen tekrar en başa döndüğümüzü, bir arpa boyu kadar bile yol alamadığımızı görmüyor muyuz? Tıpkı <strong>Linkin Park</strong>’ın “<strong>In The End</strong>” şarkısında dediği gibi: “<strong>I tried so hard and got so far; but in the end it doesn’t even matter…</strong>” Uğraşlarımızın hiçbir fayda sağlamadığını gördüğümüz zaman duyduğumuz türden <strong>sinir</strong>, <strong>öfke</strong>, <strong>nefret</strong>, <strong>hissizlik </strong>başka ne zaman duyulur acaba? Nedendi o zaman bu kadar çaba? Madem aynı yere gelecektim neden uğraştım, neden zamanımı ve enerjimi, üstelik umudumu harcadım diye sormaz mıyız? Aslında ben sormuyorum.. Sormamak lazım diye de düşünüyorum. Belki de o süreci yaşamamız gerekiyordur. Hiçbir anlamı olmayan bir süreçmiş gibi görünmesine rağmen “<strong>hayat tecrübesi</strong>” adı altında bize mutlaka bir şeyler kazandırıyordur. Kaldı ki, bir şeyin olumsuz sonuç vereceğini veya hiç sonuç vermeyeceğini yaşayıp görmek, ne sonuç vereceğini bilmemekten iyidir. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Yazımı burada sonlandırmak istiyorum; lâkin gecenin bir yarısı oldu ve uzadıkça saçmalayabilirim. Yazı yazmadığım bu süre içerisinde bana mail gönderip yazmamı isteyen herkese çok teşekkür ediyorum. “</span><em><span lang="EN-US">msn de online </span><span>olacağına</span><span> </span><span>git de bişiler yaz sitene&#8230; Yeter be Tolkien&#8217;in kitapları için bile bu kadar merakla beklemedim ben</span></em><span lang="EN-US">” </span><span>ve “<em>hangi ünv deydin sen tuce? hayır yeter bak protesto için ünvye gelicem yeter</em> <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_sarcastic.png' alt='&#94;&#111;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#94;&#111;&#41;' />” deyip deyip beni yazmaya teşvik eden <strong>Serhat</strong>’a, final zamanlarımda fıkralarla ve kişisel iletileriyle keyfimi yerine getiren <strong>Serkan</strong>’a, shoutbox’ımda kendimi özlettiğimi söyleyen <strong><a title="Fatih'in Blogu" href="http://blog.bigadicmania.com" target="_blank">Fatih</a></strong>’e ve yazı yazmamı isteyen diğer arkadaşlarıma çok çok teşekkür ediyorum. Ama <a href="http://www.soundlessness.net" target="_blank"><strong>Sera</strong></a>’yı özellikle belirtmek istedim; çünkü en iyi o ifade etmiş.. </span><span>O kadar çok istemiş ki yeni yazı yazmamı, söyleyememiş bile: “<strong>Yeni yazı istiyere</strong>” deyip kalmış <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_sirit.png' alt='&#58;&#195;&#8225;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#195;&#8225;' /> Tişkür ederim Sera <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_mutlu.png' alt='&#58;&#77;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#77;' /> Sen de olsaydın festival daha bi güzel olurdu seneye mazeret kabul etmiyoruz =)<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tuuce.com/hayat/2008/06/nolmus-sokakta-kaybolmussam-yani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben Klonlanırsam?!?!</title>
		<link>http://tuuce.com/hayat/2008/03/ben-klonlanirsam/</link>
		<comments>http://tuuce.com/hayat/2008/03/ben-klonlanirsam/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Mar 2008 20:01:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tuuce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Saçmalama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tuuce.com/hayat/2008/03/ben-klonlanirsam/</guid>
		<description><![CDATA[ Karar verdim. Kendimi klonlayacağım. Bu, şu anda yaşadığım hayatı büyük ölçüde kolaylaştıracak. Aynı anda birden fazla yerde olmam; birden fazla şey yapmam gerekiyor. Mesela şu anda ayaklarıma inen kara suları seyretmekteyim. Ekonomi asistanlığının bir parçası olaraktan hocalarımız ve birkaç asistan arkadaşımla birlikte uğraştığımız Ekonomi projesiyle ilgili oda oda gezip anket yaptım. Yurt binalarını ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://tuuce.com/wp-content/uploads/2008/03/klonlama1.jpg"><img class="alignleft alignnone size-medium attachment wp-att-304" style="float: left;" title="klonlama1" src="http://tuuce.com/wp-content/uploads/2008/03/klonlama1.jpg" alt="" width="272" height="204" /></a> Karar verdim. <strong>Kendimi klonlayacağım</strong>. Bu, şu anda yaşadığım hayatı büyük ölçüde kolaylaştıracak. Aynı anda birden fazla yerde olmam; birden fazla şey yapmam gerekiyor. Mesela şu anda ayaklarıma inen kara suları seyretmekteyim. Ekonomi asistanlığının bir parçası olaraktan hocalarımız ve birkaç asistan arkadaşımla birlikte uğraştığımız Ekonomi projesiyle ilgili oda oda gezip anket yaptım. Yurt binalarını ve öğrencileri aramızda paylaştık arkadaşlarla. Bu tamamen ayrı bir konu. Daha sonra yurt odalarına gittiğimde nelerle karşılaştığımı, sevgili öğrenci arkadaşlarımın tepkilerini, oda hallerini hepiciğini ama hepiciğini açıklayacağım burada <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_dil.png' alt='&#58;&#196;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#196;' /> Şimdi klonlama işine geri dönelim.</p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Peki ne geçecek elime?</strong> Şöyle ki; bir klonum televizyon izlerken bir klonum son çıkan filmi seyredecek, sonra birbirlerine anlatacaklar. Başka bir klonum derslerde tuttuğu notları diğerleriyle paylaşacak veya sınava girme görevi ona kaldıysa diğerleriyle paylaşmasına gerek kalmayacak. Diğer bir klonum ise arkadaşlarıyla buluşup gününü gün edecek. Zaman zaman aralarında kavga çıkacak tabi; ama ben niye varım? Benim görevim de onları toparlamak olur. Nerden geldi bu fikir aklıma bilemiyorum. Sanırım <strong>6&#8242;dan 9.30&#8242;a kadar merdiven inip çıkan ve öğrencilere anket yapan her aklı başında bireyin</strong> aklına gelebilecek bir şey bu. Sonunda kendi odama bile &#8220;<strong>Merhaba, bir anketimiz vardı</strong>&#8221; diye girecektim neredeyse.</p>
<p>Her şey iyi güzel de, şu klonlamanın kafamı karıştıran tarafları da var. Mesela demin bir klonum derse gidip not tutar dedim de, <strong>acaba ona güvenebilir miyim?</strong> <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_sirit.png' alt='&#58;&#195;&#8225;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#195;&#8225;' /> Güzel not tutar mı yoksa her sabah evden çıkmadan önce &#8220;bak bugün öğretmeni iyi dinle, iyi not tut&#8221; demek zorunda kalır mıyım? Veya <strong>hepsi aynı yemekleri mi sevecek?</strong> Ya biri salaş pantolon giymeyi severken diğeri abzürd bir etek giyerse? Rezil kepaze ederlerse beni? <strong>Veya hangisi kime aşık olacak?</strong> Ya her biri farklı birine aşık olursa?<img src='http://tuuce.com/smilies/diger_kal.gif' alt='&#32;&#107;&#97;&#108;&#58;' class='wp-smiley' width='18' height='18' title='&#32;&#107;&#97;&#108;&#58;' /> Ya bir tanesinin erkek arkadaşı diğerini erkek arkadaşıyla görür de kavga çıkartırsa? Evet, kutluyorum kendimi. Her şeyi bir yana bırakıp da klonlamanın bu etkisini düşünmek gerçekten büyük kabiliyet. Eminim siz de kutluyorsunuzdur.</p>
<p>Her şey bir yana, klonlama işlemi ne zaman gerçekleşecek acaba? Yok mu bir aydınlatacak olan? <strong>Yok mu klonlama işlemi yapabilecek bir arkadaş?! </strong><img src='http://tuuce.com/smilies/diger_uhuh.gif' alt='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' class='wp-smiley' width='18' height='18' title='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' /></p>
<p>[<a href="http://iyiinsan.net" target="_blank">Cem,</a> gerçekten dediğin kadar varmış. Sitemin son güncellemesine hayran kaldım. Yazdıkça yazasım geldi ama burada bitirmek zorundayım. Tişkür ederim <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_mutlu.png' alt='&#58;&#77;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#77;' /> ]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tuuce.com/hayat/2008/03/ben-klonlanirsam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kim O?</title>
		<link>http://tuuce.com/hayat/2008/03/kim-o/</link>
		<comments>http://tuuce.com/hayat/2008/03/kim-o/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Mar 2008 15:17:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tuuce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim "Açı"mdan]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Saçmalama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tuuce.com/hayat/2008/03/kim-o/</guid>
		<description><![CDATA[Bugün 3 saat üst üste olan Modern Avrupa Tarihi dersinde not almaktan elim kolum sırtım ağrımış, dikkatle dinlemekten lenslerim kurumuş bir şekilde dersin ikinci arasında elimi yüzümü yıkamaya gittim. Yıkadım yıkamasına; amma ve lâkin kâğıt havlu yoktu. Ben de tuvaletlerden birinden tuvalet kâğıdı alayım dedim. Kapıyı yavaşça vurdum. İçerden gelen ses:
- Kim o?
Ben öyle bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün 3 saat üst üste olan Modern Avrupa Tarihi dersinde not almaktan elim kolum sırtım ağrımış, dikkatle dinlemekten lenslerim kurumuş bir şekilde dersin ikinci arasında elimi yüzümü yıkamaya gittim. Yıkadım yıkamasına; amma ve lâkin kâğıt havlu yoktu. Ben de tuvaletlerden birinden tuvalet kâğıdı alayım dedim. Kapıyı yavaşça vurdum. İçerden gelen ses:</p>
<p>- <strong>Kim o</strong>?</p>
<p>Ben öyle bir kalmışım ki yanımdaki kız bu cevaptan çok benim surat ifademe gülüyordu sanırım. &#8220;<strong>Benim Tuğçe</strong>&#8221; mi demeliydim?  Aslında her ne kadar &#8220;<strong>abla, senin siparişleri getirdiydim</strong>&#8221; demek için ölüp bitsem de terbiyem müsaade etmediğinden yapamadım. Çok ilginç bir tecrübeydi..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tuuce.com/hayat/2008/03/kim-o/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İDEAL ERKEK</title>
		<link>http://tuuce.com/hayat/2008/03/ideal-erkek/</link>
		<comments>http://tuuce.com/hayat/2008/03/ideal-erkek/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Mar 2008 17:56:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tuuce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tuuce.com/hayat/2008/03/ideal-erkek/</guid>
		<description><![CDATA[Kaçımız günlük hayatta böyle bir erkek gördü? Günlük hayatı bırakın, hayatta böyle bir erkek gördü? Haydi hayatı da bıraktım, bari filmlerde görenler ellerini kaldırsın. Ne yazık ki el filan göremiyorum. Bunun sebebi monitörden sizleri görmemin mümkün olmamasından çok, hiçbirimizin böyle bir erkek görmemiş olması. Ne yazık.. Halbuki her erkek potansiyel bir “şekildeki erkek” adayıdır. Tamaaamm, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><a href="http://tuuce.com/wp-content/uploads/2008/03/ideal-koca.JPG"><img src="http://tuuce.com/wp-content/uploads/2008/03/ideal-koca.JPG" align="left" /></a>Kaçımız günlük hayatta böyle bir erkek gördü? Günlük hayatı bırakın, <strong>hayatta</strong> böyle bir erkek gördü? Haydi hayatı da bıraktım, bari <strong>filmlerde</strong> görenler ellerini kaldırsın. Ne yazık ki el filan göremiyorum. Bunun sebebi monitörden sizleri görmemin mümkün olmamasından çok, hiçbirimizin böyle bir erkek görmemiş olması. Ne yazık.. Halbuki her erkek potansiyel bir “<em>şekildeki erkek</em>” adayıdır. Tamaaamm, tamaamm gerçeklere dönelim biraz:</p>
<p class="MsoNormal"><o:p></o:p>Bir kere, bir erkeğin hem <strong>romantik</strong>, hem <strong>becerikli</strong>, hem <strong>evine/çocuğuna bu kadar bağlı</strong>; <strong>hem göze hem kalbe hitap eden</strong> biri olması olasılığını hesaplamak gerek. Umutlarımı söndürmemek için hiç teşebbüs etmiyorum bile.. Bu şahsiyete dikkatlice baktığımızda, o gözlerden çıkan alevi, “<strong>üff bitse de şu fotoğraf çekilme faslı gitsem evde karıyı bi güzel dövsem bunun acısını çıkarsam</strong>”, “<strong>sen de sus be çocuk çok oldun hee bak patronun çocuğu filan demem alırım ayağımın altına</strong>”, “<strong>bu yemeğe ne koydum ki böyle bi yanık gibi bir şey kokuyo yaa</strong>” deyişini fark edebiliriz.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p></o:p>Bir de diğer taraftan bakalım. Bir bayan olmam, bayan mantığını inkar etmemi engellememeli. Onun için de diyebilirim ki üstün yaratıklar olarak biz, böyle bir erkekte bile kusur buluruz. Örn: “<strong>ay çocuk öyle mi tutulur Allah iyiliğini versin e mi! Ver şunu bana ver</strong>”-ardından tokat filan-, “<strong>ne kadar kabasın, gülü ağzınla mı veriyorsun?!</strong>”, “<strong>üfff domatesleri doğramamışsın daha yemek böyle mi yapılır</strong>” gibi.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p></o:p>Bu arada fotoğrafta bir hata fark ettiniz mi siz de? Nasıl oluyorsa ocağın düğmeleri bize doğru dönük <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_sirit.png' alt='&#58;&#195;&#8225;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#195;&#8225;' /> Belki de adamcağız alttan ayağını uzatıp parmaklarıyla çeviriyordur düğmeyi. Hayır, <strong>beklerim ben bu adamdan!</strong> <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_dil.png' alt='&#58;&#196;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#196;' /></p>
<p class="MsoNormal"><o:p></o:p><strong>Sonuç:</strong> Bu fotoğraftaki adam dünyalı olamaz. İnanmıyorsanız kulaklarına bakın. Kesin <strong>uzaylı</strong> kesin.. Ne?!<img src='http://tuuce.com/smilies/diger_kal.gif' alt='&#32;&#107;&#97;&#108;&#58;' class='wp-smiley' width='18' height='18' title='&#32;&#107;&#97;&#108;&#58;' /> Uzaylı mı?! <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_psikopat.png' alt='&#58;&#104;&#196;&#177;&#196;&#177;&#58;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#104;&#196;&#177;&#196;&#177;&#58;' /> Bi Dakka yaa <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_hmm.gif' alt='&#58;&#104;&#109;&#109;&#58;' class='wp-smiley' width='47' height='49' title='&#58;&#104;&#109;&#109;&#58;' /> Tabi yaa!! <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_neutral.png' alt='&#58;&#124;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#124;' /> Hadi eyvallah, ben bi uzaya çıkıp geliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tuuce.com/hayat/2008/03/ideal-erkek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>23</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fransız Devrimi&#8217;nden Mükemmel Notlar! Gel Vatandaş Geeelll!!!</title>
		<link>http://tuuce.com/hayat/2008/02/fransiz-devriminden-mukemmel-notlar-gel-vatandas-geeelll/</link>
		<comments>http://tuuce.com/hayat/2008/02/fransiz-devriminden-mukemmel-notlar-gel-vatandas-geeelll/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Feb 2008 19:22:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tuuce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tuuce.com/hayat/2008/02/fransiz-devriminden-mukemmel-notlar-gel-vatandas-geeelll/</guid>
		<description><![CDATA[Uzuuun zamandan beri sanal alemden soyutluyorum kendimi. Gerçek hayatla fazla haşır neşir oldum; beni bozdu. Bize tersmiş öyle tamamen gerçek alemde yaşamak. Sanal ile gerçeği dengelemek lazım.. Döndüm artık.. Bana gelen bütün &#8220;nerelerdesin? napıyosun? hiç sesin çıkmıyor?&#8221; sorularına cevap veriyorum: &#8220;Buradayım! Artık isteseniz de gitmem!&#8221; 
Yazı yazmamak benim için büyük bir eksiklik, bunu fark ettim. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzuuun zamandan beri sanal alemden soyutluyorum kendimi. Gerçek hayatla fazla haşır neşir oldum; beni bozdu. Bize tersmiş öyle tamamen gerçek alemde yaşamak. Sanal ile gerçeği dengelemek lazım.. Döndüm artık.. Bana gelen bütün &#8220;<strong>nerelerdesin? napıyosun? hiç sesin çıkmıyor?</strong>&#8221; sorularına cevap veriyorum: &#8220;<strong>Buradayım! Artık isteseniz de gitmem!</strong>&#8221; <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_dil.png' alt='&#58;&#196;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#196;' /></p>
<p>Yazı yazmamak benim için büyük bir eksiklik, bunu fark ettim. Onun için hemen sarıldım yine klavyeme. Aslında yine erteleyecektim. Ta ki bugünkü &#8220;<strong>The History of Modern Europe</strong>&#8221; -Modern Avrupa&#8217;nın Tarihi&#8221;- dersinde aldığım notları temize geçirmeye teşebbüs edene kadar. Hocamız Asım Karaömerlioğlu bugün Fransız Devrimi ile ilgili bir belgesel seyrettirdi bize. Sınavda bundan da sorumluyduk tabi. Bir yandan izleyip bir yandan not almak her ne kadar zor olsa da annemden aldığım hızlı yazma özelliğim sayesinde bu görevi de başarıyla atlattım <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_parlak.gif' alt='&#58;&#112;&#97;&#114;&#108;&#97;&#107;&#58;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#112;&#97;&#114;&#108;&#97;&#107;&#58;' /> &#8220;<strong>başarıyla</strong>&#8221; kelimesine aslında siz karar verin. Lâkin notları temize geçirmeye başlarken cümleleri fazlasıyla kısalttığımı ve belgeselin <strong>özünü çıkaracağım diye resmen cılkını çıkardığımı</strong> fark ettim. İşte o şaheserden bazı inciler:</p>
<p>&#8220;Fransız Devrimi, insanların her şeyi değiştirebileceklerini anladıkları zaman başladı.<br />
&#8230;<br />
Versay Sarayı&#8217;nda XVI. Lui evleniyordu. Daha 15 yaşındaydı. Marianne ise 14 yaşındaydı. Bu evliliğin Avusturya ile Fransa ilişkilerini düzelteceği umuluyordu. Düğüm gecesi fırtına vardı. Lui karısına ilgi göstermedi, evlilik bile umrunda değildi.  Fransa&#8217;nın siyasi yapısı bozuldu, nüfus artıyordu. [Evet, siyasi yapının bozulmasının sebebi Lui'nin karısına ilgi göstermemesiydi <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_sirit.png' alt='&#58;&#195;&#8225;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#195;&#8225;' />]<br />
&#8230;<br />
Marianne modaya çok meraklıydı. Saçları, kıyafeti, elbiseleri çok pahalıydı. Kendisine bu yüzden Madam Deficit -Bayan Bütçe Açığı- lâkabı takılmıştı. 7 yıl geçmesine rağmen hala çocuk yapamamışlardı, tahta varis bile bırakamıyordu Lui. Cerrahi müdahaleden sonra ilk çocukları dünyaya geldi. Ama Marianne&#8217;in imajını kurtarması kolay değildi. İkisini alay konusu edinen resimler çizildi, ekmekte kıtlık başladı. Fransa felakete sürükleniyordu. Vergiler arttı, yiyecek kıtlığı başladı.<br />
&#8230;<br />
Bir ekmeğin fiyatı neredeyse bir aylık maaşa denk gelince halk ayaklanmaya başladı. Ekonomi bakanı atandı. Habercisi, krala bu isyanları haber verirken &#8220;<strong>isyan değil, devrim</strong>&#8221; dedi. Marianne&#8217;nin &#8220;<strong>ekmek yoksa pasta yesinler</strong>&#8221; dediği ortalıkta dolaşmaya başladı. İlk sıralarda balıkçı kadınlar olmak üzere halk saraya saldırdı. Öfkeli kadınlar Marianne&#8217;nin odasını yakıp yıktılar, muhafızları öldürdüler. Marianne Lui&#8217;nin odasına kaçtı. İkisi de rehin alındı.<br />
&#8230;<br />
Gazetesinde devrimci karşıtlarına öfkesini belirten Marat, &#8220;birkaç kafa koparırsan işler yoluna girer; eğer girmediyse birkaç kafanın daha kopması gerekir&#8221; görüşündeydi. Bir sürü kafa kopardı. Devrimi eleştirenler bir yana, devrim hakkında yorum yapmayanların bile toplanıp kafaları kesiliyordu. Danton da &#8220;devrim gülsuyuyla yapılmaz&#8221; diyordu. Her yerde gizli polisler vardı, şüphelileri topluyorlardı. Ekmeğin fiyatı hala tartışma konusuydu. Saint ile başlayan sokakların isimleri değiştirildi, Robespierre herkesi idama gönderdi. Robespierre &#8220;<strong>Yüce Varlık Festivali</strong>&#8221; düzenledi. Mecliste tehdirkâr bir konuşma yaptı. <strong>Sonra da idam edildi zaten. Böylece herkesin kafası kesilmiş, idama son verilmiş oldu.</strong>&#8221;</p>
<p>Gerçekten de böyle bir derste başkasından not almak işe yaramaz gibime geliyor. Bu notlarımı gören &#8220;bu kız ne saçmalamış böyle?!?&#8221; diye kendine sorar ve aklı başında gibi görünen bu kızın aslında delinin teki olduğunu düşünür. Ama ben bunları temize geçirirken aklıma aradaki bağlantılar geliyor ve onları da yazıyorum. Sadece bu haliyle komiğime gitti, aktarayım dedim. Aklıma nedense ilkokulda arkadaşım Gözde&#8217;nin günlüğüne bir anımızı şöyle yazdığı geldi:</p>
<p>&#8220;Bugün okulda deprem oldu. Tuğçe&#8217;lere gittik. Evde kimse yoktu. Dilek ben ve Tuğçe&#8217;ydik. Monopoly oynuyorduk. Sonra sallandık. Deprem bitince kirişin altına girdik. Sonra Monopoly&#8217;ye devam ettik. Dilek camdan baktı. Camdaki tel düştü. Okullar tatil oldu.&#8221; <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_sirit.png' alt='&#58;&#195;&#8225;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#195;&#8225;' /></p>
<p>Allah&#8217;ııımmm şu öğrencilere biraz <strong>akıl</strong>, biraz <strong>fikir</strong>!!!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tuuce.com/hayat/2008/02/fransiz-devriminden-mukemmel-notlar-gel-vatandas-geeelll/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayatımız İnternet Olmuş!</title>
		<link>http://tuuce.com/hayat/2008/02/hayatimiz-internet-olmus/</link>
		<comments>http://tuuce.com/hayat/2008/02/hayatimiz-internet-olmus/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Feb 2008 17:04:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tuuce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim "Açı"mdan]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinç Akışı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Saçmalama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tuuce.net/hayat/2008/02/hayatimiz-internet-olmus/</guid>
		<description><![CDATA[Yarıyıl tatili bitti&#8230; Bir şey anladım mı? Bu soruyu es geçmek istiyorum mümkünse! 
Son 1 haftadan beri -belki de daha fazla- internete girmedim. MSN&#8216;i açmadım, Facebook&#8216;a girmedim, kendi siteme bile girmedim. Hatta uzun bir süre maillerimi bile kontrol etmedim. Neden yaptım bunu? Hem internetsiz bir hayatın nasıl olduğunu unuttuğum ve belki de özlediğim için, hem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yarıyıl tatili bitti&#8230; Bir şey anladım mı? Bu soruyu es geçmek istiyorum mümkünse! <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_angry.png' alt='&#58;&#64;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#64;' /></p>
<p>Son 1 haftadan beri -belki de daha fazla- internete girmedim. <strong>MSN</strong>&#8216;i açmadım, <strong>Facebook</strong>&#8216;a girmedim, <strong>kendi siteme</strong> bile girmedim. Hatta uzun bir süre maillerimi bile kontrol etmedim. Neden yaptım bunu? Hem internetsiz bir hayatın nasıl olduğunu unuttuğum ve belki de özlediğim için, hem de tatilimi sanal ortamdan çok gerçek ortamda geçirmek istediğim için. Çok değişik sonuçları oldu. Kendimi deney yapmış gibi hissediyorum ve bu deneyin sonuçlarını sıralamak istiyorum:</p>
<p><strong>1)</strong> Sanal ortamda alışık olduğumuz hareketlerin gerçek ortamdaki karşılıklarını özlediğimi fark ettim. Bu hareketler kötü bir şeyler ifade etse bile.. Mesela; MSN&#8217;de birini engellemenin karşılığı ona bağırmak veya kötü sözler söylemek, Facebook&#8217;ta birinin fotoğrafını &#8220;tag&#8221;lemenin karşılığı buluştuğunuz arkadaşlarla fotoğraf çektirmek, MSN&#8217;de birini titreştirmenin karşılığı o kişinin suratına &#8220;<strong>Heeey beni dinliyor musun?!?!</strong>&#8221; veya &#8220;<strong>Kendine gel ve beni dinle</strong>&#8221; demek, yine MSN&#8217;den birine şarkı göndermenin karşılığı o kişinin gözlerine bakarak o şarkıyı söylemek, birine mail göndermenin karşılığı küçük bir zarfa bir şeyler karalayıp onu elden vermek -böylece o kişiyi her hatırlamak istediğinde bilgisayarı açmak zorunda kalmazsınız-, internetten manzara fotoğraflarına bakmanın karşılığı bizzat o yerlere gidip o havayı solumak olabilir.. Özlemişim.. Gerçekten çok özlemişim.<br />
<strong> 2)</strong> Artık hiç kimsenin sizin bir gün bile olsa internete girmemenize olasılık vermediğini fark ettim. MSN&#8217;e günler sonra girince daha önce aldığım mesajlar o an yığıldı ve birçoğunda beni rahatsız eden cümleler vardı. Mesela; &#8220;<strong>Tuuuğğğççeeee!! Nerdesin bak orda olduğunu biliyorum hemen çık</strong>&#8220;, &#8220;<strong>Niye cevap vermiyosun bu saatte MSN&#8217;de olduğunu biliyorum ayıp ediyosun ama hani konuşacaktık?</strong>&#8221; veya &#8220;<strong>Hadi dün girmedin diyelim bugün de mi girmedin dün yazdığım şeyleri görmedin?</strong>&#8221; gibi cümleler. Yani inanamıyorum.. <strong><em>Elma dersem çık, armut dersem çıkma</em></strong>, <em><strong>açıl susam açıl</strong></em>, <em><strong>damlaya damlaya göl olur</strong></em> tarzında cümleler yazacaklarına o kadar merak ettilerse telefondan arayıverselerdi bu arkadaşlar.. Aslında iyi oldu bir bakıma. Bu sayede &#8220;<strong>Aaa Tuğçe internetteymiş bi merhaba diyeyim bari</strong>&#8221; deyip internete girmeyince de cevap vermemekle suçlayanlarla &#8220;<strong>Ya Tuğçe kaç günden beri yok dur bi arayayım şunu</strong>&#8221; deyip arayanlar arasındaki farkı da anlamış oldum. Bir de şu olay var: Facebook&#8217;a girdiğim zamanlarda çıkmayı unutuyorum ben <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_sirit.png' alt='&#58;&#195;&#8225;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#195;&#8225;' /> Yani sayfa öylece açık duruyor, ben içeride televizyon seyrediyorum, camdan bakıyorum, kitap okuyorum vs vs. Fakat beni Facebook&#8217;ta çevrimiçi gören bazı arkadaşlarım &#8220;<strong>orada olduğunu görüyorum yakaladım seni hahaha</strong>&#8221; tarzında ilginç bir fikre kapılıyorlar. Şahsen, kendi internet ortamımda kimseden kaçıp saklanmak gibi bir zorunluluğum, zevkli bir şeyi işkence hâline dönüştürmek gibi bir niyetim yok. Bilgisayar başında değilsem değilimdir, cevap vermiyorsam kişisel algılanmasın lütfen..<br />
<strong> 3)</strong> Tatil boyunca akşamları eve gelir gelmez bilgisayara sarılıp sanki biri onu kaçıracakmış veya elimden alacakmış gibi hareket etmek yerine eşofmanlarımı giyip içeride ailemle televizyon seyredip lagaluga yaptım <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_mutlu.png' alt='&#58;&#77;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#77;' /> Sadece ders programı almak için internete girdim ve o gün delirdim zaten. İnternetten ders programı almak kadar iğrenç bir şey yok! Allah düşmanımın başına vermesin.. Versin mi yoksa? <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_sarcastic.png' alt='&#94;&#111;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#94;&#111;&#41;' /><br />
<strong> 4)</strong> Her şey iyi hoş da, 1 haftanın sonlarına doğru <strong>ellerim titremeye</strong>, <strong>salyalarım akmaya</strong> başladı. <strong>Kısmi nöbet</strong> geçirdim geçirecektim ki internete zor attım kendimi <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_smiley.png' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley' width='21' height='21' title='&#58;&#41;' /> Çünkü her şeyim internette. Her şeyde internete koşuyorum. Mesela; artık sözlük kullanmıyorum ve bilmediğim bir kelime olunca anında ya <a href="http://www.tdk.gov.tr/TR/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA" title="Türkçe Sözlük" target="_blank">TDK</a> ya da <a href="http://www.seslisozluk.com" target="_blank">Seslisözlük</a> yetişiyor imdadıma. Bir film hakkında bir şeyi merak ettiysem <a href="http://www.imdb.com" target="_blank">IMDB</a> ve <a href="http://beyazperde.mynet.com/" target="_blank">Beyazperde</a> ilk baktığım sitelerdir. Bir yerin adresi veya telefonu lâzım olsa hemen internete koşarım. Daha da bir sürü şey.. Yani interneti hayatımdan çıkarmam elbette imkânsız.<br />
Başka sonuçlar varsa da şu anda aklıma gelmiyor; çünkü aklım pek yerinde değil. Yine grip yapacağını yaptı ve tatilde bile beni buldu, bir türlü bırakmıyor. &#8220;<strong><em>Artık ayrılmalıyız, ayrı dünyaların insanlarıyız</em></strong>&#8221; diyorum, &#8220;<em>S<strong>eni bırakamam Tuğçe, sen mükemmel bir kızsın, bence biz birbirimiz için yaradılmışız neden anlamak istemiyorsun?</strong></em>&#8221; diyor; ben &#8220;<strong><em>ama ben seni sevmiyorum tek taraflı bir aşk bu</em></strong>&#8221; diyorum, o &#8220;<em><strong>neden bana bir şans vermiyorsun</strong></em>&#8221; diyor. Şimdilik o kazanıyor gibi, ama onu antibiyotikle aldattığımı öğrenince muhtemelen beni kendi isteğiyle terk edecek..</p>
<p>Sanırım son birkaç cümle akıl sağlığım hakkında bilgi vermiştir sizlere <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_mutlu.png' alt='&#58;&#77;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#77;' /> Saygılar efenim..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tuuce.com/hayat/2008/02/hayatimiz-internet-olmus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Final Dönemi Sonrası Tuuce Hâli</title>
		<link>http://tuuce.com/hayat/2008/01/final-donemi-sonrasi-tuuce-hali/</link>
		<comments>http://tuuce.com/hayat/2008/01/final-donemi-sonrasi-tuuce-hali/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jan 2008 23:47:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tuuce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tuuce.net/hayat/2008/01/final-donemi-sonrasi-tuuce-hali/</guid>
		<description><![CDATA[Savaştan çıkmış gibiyim. Pestil gibiyim. Ezilmiş bir domates gibiyim. İçine göçmüş bir su şişesi gibiyim. Telleri kopmuş bir kablo gibiyim. Ojesi çıkmış bir tırnak gibiyim. Çizilmiş bir CD gibiyim. &#8220;gibi&#8221;siz bir cümle kuracak olursam, final dönemi bitmiş bir öğrenciyim! Sanırım sadece bu cümleyi kurmam, önceki bütün cümleleri ve daha fazlasını kapsayacaktır..
Ben hayatımda bu kadar yoğun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Savaştan çıkmış</strong> gibiyim. <strong>Pestil</strong> gibiyim. <strong>Ezilmiş bir domates</strong> gibiyim. <strong>İçine göçmüş bir su şişesi</strong> gibiyim. <strong>Telleri kopmuş bir kablo</strong> gibiyim. <strong>Ojesi çıkmış bir tırnak</strong> gibiyim. <strong>Çizilmiş bir CD</strong> gibiyim. &#8220;gibi&#8221;siz bir cümle kuracak olursam, final dönemi bitmiş bir öğrenciyim! Sanırım sadece bu cümleyi kurmam, önceki bütün cümleleri ve daha fazlasını kapsayacaktır..</p>
<p>Ben hayatımda bu kadar yoğun bir final dönemi geçirmedim desem yeridir. <strong>Uykusuzluk</strong>tan ve <strong>hâlsizlik</strong>ten göçüp gitmediğime şaşırıyorum<img src='http://tuuce.com/smilies/diger_kal.gif' alt='&#32;&#107;&#97;&#108;&#58;' class='wp-smiley' width='18' height='18' title='&#32;&#107;&#97;&#108;&#58;' /> Final dönemimin sadece bir kısmını şöyle açıklayabilirim:</p>
<p>- Neskafeden midem delindi. 4 tane zıkkım gibi final üst üste olunca ve ben de öğrenciliğin gereklerini son derece titizlikle yerine getiren biri olaraktan son güne, hatta son saatlere bırakınca uykum gelmesin diyerekten neskafeye hücum ettim haliyle!</p>
<p>- Nedense elimde, hatta suratımda ne idüğü belirsiz <strong>bir sürü</strong> çizikler belirdi, çoğu hâlâ duruyor. Yani, nerede çizdim nerede kestim anlamadım, elimdeki çizik neyse de dudağımın üstündeki ve alnımdaki çizikler ne oluyor onu hiç anlamadım. Elimi kitabın sayfaları filan çizmiştir de kitabın sayfalarının dudağımın üstünde veya alnımda ne işi var?!?! <img src='http://tuuce.com/smilies/msn_eyeroll.gif' alt='&#56;&#45;&#41;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#56;&#45;&#41;' /></p>
<p>- Eskiden -üniversiteye girmeden ve final dönemiyle tanışmadan önceki <strong>saf</strong> ve <strong>tozpembe</strong> yıllarımda- sınav öncesi gecesi 2&#8242;de yatmayı bile çok geç sayardım. Sabah kalkamayacağım, sabah kalkınca uykumu almamış olacağım ve bu yüzden sınavda dikkatim dağılacak diye çok korkardım. Amma ve lâkin artık 2, benim için çok erken bir saat. <strong>Gece uzun!</strong> Üniversitede bu, 4&#8242;ü bile buldu. Ama bu dönem biraz abarttım ve hiç uyumadığım günler oldu. Çok ilginç oluyor. Eskiden hiç olasılık vermediğim, imkânsız dediğim bir şeyi yaptım, hiç uyumadan sınava girdim. Şimdi ise 2 gün üst üste uyumamak imkânsız gibi geliyor. Umarım <em>bu imkânsızlığı imkânsızlık olmaktan çıkaracak bir deneyim</em>le karşılaşmam <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_uhuh.gif' alt='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' class='wp-smiley' width='18' height='18' title='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' /></p>
<p>- Son finalimde -kendileri Cumartesi günü oluyorlar, evet yanlış duymadınız Cumartesi!- sınav kâğıdını hocaya vermeden önce çantamı, montumu, ders notlarımı toplamış; telefonumu sol elime, sınav kâğıdını da sağ elime almıştım. Akıllı (!) ben, hocaya telefonu uzatıp sınıftan çıkarken buldum kendimi. Tam sınıftan çıkıyordum ki bir an öylece kaldım<img src='http://tuuce.com/smilies/diger_kal.gif' alt='&#32;&#107;&#97;&#108;&#58;' class='wp-smiley' width='18' height='18' title='&#32;&#107;&#97;&#108;&#58;' /> Sonra bir baktım hoca da kalmış! &#8220;Hocam savaştan çıkmış gibiyim kusura bakmayın çok dalgınım&#8221; dedim gülerek ve telefonu alıp asıl vermem gereken şeyi yani sınav kâğıdını verdim. Hocayla karşılıklı anlamsız anlamsız güldük ama bu anı <strong>hafıza kartım</strong>dan çıkarmak istiyorum <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_sirit.png' alt='&#58;&#195;&#8225;' class='wp-smiley' width='19' height='19' title='&#58;&#195;&#8225;' /></p>
<p>Daha anlatacağım bir sürü şeyim var ama aklıma geldikçe ve mümkünse geç olmayan bir saatte anlatacağım. Fark ediyorum ki kafamı toparlayıp cümle kurma kabiliyetim biraz zayıflamış, anlama kabiliyetim epeyce düşmüş, olayları idrak etme sürecim ise uzadıkça uzuyor.<strong> </strong>Unutkanlık ise almış başını gidiyor! Şu finallerin <em>yan etki</em>lerini giderecek bir ilaç yok mudur?!?! <img src='http://tuuce.com/smilies/diger_uhuh.gif' alt='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' class='wp-smiley' width='18' height='18' title='&#58;&#195;&#188;&#104;&#195;&#188;&#104;&#58;' /> Bunun dışında, tatilimin 3. gününün sonundayım ve uyumanın ne kadar güzel bir şey olduğunu çok daha iyi anladım. Bu kadar uyku yeter, artık evde duracağımı sanmıyorum. Final döneminin uykusuzluk acısını çıkardım, şimdi de eve kapanma acısını çıkartacağım. HAHAHA!!!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tuuce.com/hayat/2008/01/final-donemi-sonrasi-tuuce-hali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
