No Reservations (Aşk Tarifi)
Daha fragmanını görür görmez hayran kaldığım bir filmden söz edeceğim şimdi. No Reservations (Aşk Tarifi). Annem romantik komedilere bayıldığı için daha ilk görüşte bu filme annemle gideceğime dair bir his oluşmuştu. Ve öyle de oldu. Geçen hafta sıkıldık ve sinemaya gidelim dedik.
Catherine Zeta Jones için zaten denecek bir şey yok. İlk kez “The Mask of Zorro” (Maskeli Kahraman Zorro) filminde seyretmiştim onu. Hayranlığım taa o zamanlara dayanıyor yani. Aradan 9 sene geçmesine rağmen hala aynı kıvraklık ve çekiciliğe sahip.
Filmin aktörünü ise daha önce ne görmüş ne de duymuştum. Gördüysem de hatırlayacak kadar ilgimi çekmemiş demek ki
Allaaahh’ımmm!! Bir aşçı bu kadar mı yakışıklı ve sempatik olur?!?! Barış Manço’nun şarkısındaki gibi: “Bir bakışı canlar yakar, gülüşüne cihan değer”. Dışarıda o kadar yemek yerim, bir tane şöylesine rastlamadım!
Film ilerledikçe, bir umut böyle bir aşçıyla tanışırım diye onca yıllık öğrenim hayatımı çöpe atıp aşçı olmaya bile karar verecek kıvama geldim. Sinemanın bir görsel şölen olduğunu bol bol hatırlıyorsunuz onu seyrederken ![]()
Ya o küçük kıza ne demeli? Cimcime! İsmi Abigail Breslin’miş. Bu filmle tanıdım kendisini; iyi ki de tanıdım. Çok bıcır bıcır bişey! Aynı günün akşamı Little Miss Sunshine (Küçük Gün Işığım) filminde de seyredince bu keratanın ünlü olma yolunda ilerlediğini fark ettim. Ne kadar da başarılı oynamış o yaşta hayret doğrusu! Film boyunca yaşadığı üzüntülerin, girdiği bunalımların ve uğradığı hayalkırıklıklarının haddi hesabı yok. Ve bütün bu ruh durumlarının hakkını öyle bir vermiş ki şaşar kalırsınız! Filmin ortasında arkamızda oturan bir çocuk bu kız için “kız psikopata bağlayacak he” dedi ve ben en acıklı sahnede kendimi tutamayıp bu cümleye güldüm. Millet hüzünlü gözlerle filmi seyrederken benim gülmem birazcık duygusuz izlenimini verdi ama napiym ![]()
Bu 3lü birleşince öyle tadı damağınızda kalacak bir film çıkmış ki ortaya. Keşke oradaki yemeklerin de tadı damağımızda kalabilseydi.. Tadamadık o yemekleri! Böyle güzel süslenmiş, böyle güzel özenilip hazırlanmış yemekleri kolay kolay göremezsiniz. Mesela en basitinden, makarnayı bile öyle özendirdiler ki hemen eve gelip makarna yapıp yedik
Zaten filmin bir yerinde kız için “elektrik süpürgesi gibi midesi var” denildiğini duyduğum anda “İşte! Hayatımın cümlesi” dedim! Çok hoşuma gitti nedense tam benim için söylenmiş bi cümle
Bütün bunlar yetmiyorsa bari lokantaların arka sokaklarında neler döndüğünü öğrenmek için gidin bu filme! Biraz da filmden küçük kareler koyup bitiriyorum bu yazıyı..





