Anneler, Babalar! İşte tecrubeli bir anneanneden işinize yarayacak taktikler..
Demin öğle yemeğinden kalktım. Anneannemle birlikte yedik ve aklıma birden ben küçükken anneannemin bana nasıl yemek yedirdiği geldi
Neden mi sırıttım? Birazdan anlarsınız. İşte anneannemden unutulmaz inciler:
1. Özellikle yumurtanın vıcık vıcık halini sevmem ben; nedense bana hep onu yedirmeye çalışan anneannem, yiyeyim diye masanın üzerinde benimle kağıt oynardı. Papaz kimde oynardık. Bildiğiniz gibi papazı çekmemek lazım bu oyunda ve ben her papazı çekişimde suratım öyle kızarırmış ki sinirden patlarmışım
.
2. Baktı ki kâğıt oynayarak kanmıyorum; televizyondan şarkı kanalını açardı ve birlikte karşılıklı oynayarak yemek yerdim
.
3. Baktı o da işe yaramıyor, evin içinde saklambaç oynardık. Burası yine iyi, bir de anneannemin nereye saklandığını bilseniz.. Aslında bir yere saklanmazdı, ben gözlerimi yummuş saydığımda ve gözlerimi açtığımda anneannemi koltuğun üzerinde üzerine bir örtü örtmüş olarak bulurdum. Ben de anneannemi hemen bulmayayım da kırılmasın, kötü bir yere saklandığını düşünmesin diye iki saat diğer odalarda onu ararmış ve bulamazmış gibi yapardım; en sonunda çıkmak zorunda kalırdı (yani örtüyü kaldırmak zorunda kalırdı
. )Ne kadar düşünceliymişim o zaman bile ya ![]()
4. Buraya kadar genelde işe yarardı. Ama işe yaramadığı yemekler bamya, pırasa, semizotu, sebze çorbaları gibi sebzeye yönelik yemeklerdi. Bu zamanlarda ise ben koltukların tepesinde atlayıp zıplardım; canım anneannem de peşimden koşar yedirmeye çalışırdı. Hala o koltukların tepesinde deliler gibi koşuşturmam gözlerimin önünde
E tabi öyle bir sahne zor silinir hafızalardan
Düşündüm de benim hafızamdan bile zor siliyorsa, kimbilir anneannem için ne kabus dolu günlerdi..
5. Alternatif olarak uygulayacağı yedek planları her zaman için vardı anneannemin. Sokaktan arkadaşlarımdan kimi bulursa çağırmak ve biz evcilik oynarken hem onları hem beni yedirmek, iskemleleri ters çevirerek kaykaydaymışım gibi kayarken beni yedirmek, ben balkonda su tabancamla kedileri ıslatırken (normalde bunu yapınca kızdığı halde) beni yedirmek (bir gün kafam iki demir arasında kalmıştı zor çıkarmıştık; bir çok arkadaşım da balkonun önünde kafamın iki demir arasında nasıl sıkıştığını hayretler içinde seyrediyordu ve bu beni daha çok korkutuyordu ya kafam hiç çıkmazsa hep burda kalırsa diye
.), üst katımızda oturan ailenin iki erkek çocuğunu eve çağırarak önümde zorla top oynamalarını seyrederken beni yedirmek vs vs.
Hepsi benim yemem için. Aslında daha bir çok yöntemi var ama onları söylemem; çünkü anneannem yakında “Bir çocuğu nasıl yedirirsin?” adlı kitap çıkaracak artık onu alıp okursunuz
. Düşünüyorum da, eskiden beni yedirmek için sarf ettiği emeği şimdi keşke beni yemekten durdurmak için sarf etse..
