NEDEN?!?!

Kategori: Hayat — 15 September 2006, Friday @ 15:02

Ne kadar sıklıkta olduğu muallak olmakla birlikte periyodik olarak yaşadığım üşengeçlik, bıkkınlık, bezginlik döneminin bir periyodunu yaşamaktayım bugünlerde. Biliyorum, sadece bana özgü değil bu hal, eminim birçok insanda olur ama ya bende daha çok sık oluyor ya da beni fena çarpıyor *-) . Önce unutkanlık başlıyor, sonra eskiden zevk aldığım şeylerden zevk alamama, hiçbir şey yapmak istememe, yapacaklarını unutma, bir anda anlamsız kararlar verme gibi etkileriyle devam ediyor. Örnek vermek gerekirse;

-Bir-iki arkadaşımdan aldığım birkaç kitabı okuyup onlara çoktan geri vermiş olmam gerekirken hala bir tanesinin yarısındayım.

-Seyretmeyi düşündüğüm ve bir hevesle (hatta çok hevesle) indirdiğim Smallville dizisinin 4. sezonunu ha izledim ha izleyeceğim derken günler geçiyor ve ben daha hiçbirini seyretmedim.

-Yürüyüşe gittiğim bir gün gözüme çarpan ve yine bir/çok hevesle aldığım bir sürü DVD öylece durmuş beni bekliyor.

-Dinlerken adeta bayıldığım ve zor ayıldığım şarkılar artık beni ciddi anlamda bayıltıyor kal: .

-Günlerdir odadaki kitaplığı düzenlemem gerek diye düşünüyorum ama sadece düşünüyorum..

-Gözlemlediğiniz üzere severek yazdığım blog siteme günlerdir yazı yazmıyorum daha doğrusu yazamıyorum. Siteye girmeye üşenmesem yazacağım; girdikten sonrası kolay ama girene kadar ohoooo… (yani en azından bana ‘ohooooo’ gibi geliyor)

-Başka madde yazarsam okuyanları depresyona sürüklerim diye burada bırakıyorum (yoksa çok mu geç kaldım? 8-) )

Ben de bu böyle olmaz dedim, bir yerden başlamak gerek dedim ve sizin de iteklemelerinizle (çok teşekkür ediyorum gerçekten) yazı yazıyorum. Oh be şimdiden rahatladım biraz. Sanırım atlatıyorum bu ruh halimi. Ruh hali derken gerçekten bende “ruh” hali vardı; ruh gibiydim. Ööööyylee amaçsız amaçsız geziyordum. Aslında bu amaçsız gezmek çok amacın olduğundan da kaynaklanabilir hani o kadar çok yapmak istediğim şey var ki birdenbire bir üşengeçlik geliyor ve anında ters etki… Üff, anlatması bile karışık siz bir de yaşamasını düşünün. Veya düşünmeyin :P

Evet, bir yerden başladım sonunda ve artık düzenli olarak yazıp sizi hem incilerimden mahrum bırakmayacağım (Nastiye Böcük), hem de canınızın sıkılmasını önleyeceğim (Silhouette) :Ç Heeeyy, geri geldim galiba :) Şimdi en iyisi şu kitaplığı düzenleyeyim hazır geri gelmişken <:o)

17 Comments »

Cem (a.k.a. iyiinsan) by Comment

September 15, 2006 @ 3:34 pm

DVD hastalığımın bulaşıcı olduğunu bilmiyordum… kal:
Hayır, gezmeye diye çıkıp kiloyla DVD alarak eve gelen tek manyak benim zannediyordum. Bu dünya üzerinde bir ruh eşim olduğunu bilmek güzel! :D

Ayrıca sabret, gelecek hafta (değil ondan sonraki hafta :( ) görüşeceğiz; yapacağımız planlar sayesinde tekrar canlanacağına eminim! (Emin değilim de, ümit ediyorum işte.. 8-) )

Bu halini çok iyi anlıyorum, bana da sık sık olan bir şey… Emin ol geçiyor; sadece geçmesi için bir “neden” bulmak gerekiyor… Ama şimdilik bu nedeni bulmaman benim yararıma olur, sana ihtiyacım var çünkü! :D (Tabii ki mutlu olmanı istiyorum, ama şimdilik değil, çünkü insanlar en çok bunalımdayken yaratıcı oluyorlar! :) )

tuuce by Comment

September 15, 2006 @ 4:18 pm

Ben senin bildiğin insanlardan değilim, ben depresyondayken hiç de yaratıcı olmuyorum. Bu benim farklılığımdan değil, garipliğimden kaynaklanıyor heralde :P Dolayısıyla bu halimden kurtulmak için bir neden bulmak lazım :) Ama iyiyim şimdi..

Silhouette by Comment

September 15, 2006 @ 6:20 pm

Yazıyı görünce, kafamın içinde bir müzik çalmaya başladı adeta “HAAAALLELUJAH HAAAALLELUJAH….” :D

Bir filmde/çizgifilmde izlemiştim sanırım, ailenin küçük kızının saçma ama ilginç bir tespiti vardı: “Rönesans insanlarının neden hepsi bu kadar yaratıcıydı? Çünkü hepsi sefalet içinde yaşıyordu. Evet, bunalıma girmeliyim, sefil olmalıyım.” :|

Bununla beraber, sevgili Tuğçe:

1- Kitaplar, başlayana kadar üşengeçlik; ilk 30 sayfayı devirene kadar ise bıkkınlık yapar.

2,3- Bir kere indirmişsin 4. sezonu, almışsın DVD’lerini; artık senin. Yakın zamanda izelesen nooluuuuur izlemesen ne olur. Nasıl olsa bir yere kaçmıyor ya ;)

4- Bir zamanlar dinlemekten kendini alamadığın şarkılar artık baş ağrısına neden oluyorsa, bu yeni bir playlist hazırlamanın vaktinin geldiğine dair bir TABELAdır :)

5- Hepimizin toplanmayı bekleyen bir kitaplığı var ve BU SİSTEMİN SUÇU :@ (Aldırdılar kolum kadar kitabı, 30-40 sayfaya baktık bakmadık, bir daha da kullanmayacakmışız.)

6- Ahu Türkpençe’nin elleri kürek gibiymiş. (Alakalı mı olması gerekiyor? Detaylaaar, detaylar :| )

Cem (a.k.a. iyiinsan) by Comment

September 15, 2006 @ 6:47 pm

Tuğçe hanım Smallville DVD’lerini almamış; DVD’ler ona zorla hediye edilmiştir! Önemli bir nokta! :D
(”Kadınlar pahalı hediyelere bayılırlar” derler; bu hatun pahalı olduğunu sandığı için almak istemedi hediyeyi ya! Garip varlıklarsınız! :D )

Not: Ahu Türkpençe’yle ilgili olan yazıyı neden yazdın? Benim de moralim bozuldu şimdi… :(

Not-2: Sen “Hallelujah” yazınca aklıma geldi, Jeff Buckley’nin Grace albümünün tamamını indirdim ve pek beğenemedim… Ama ilginç olan beğenmemem değil, bir Leonard Cohen şarkısı olan Hallelujah’dan bahsedilince aklıma Jeff Buckley’nin gelmesi… Neyse, buna da alışırız.

Akın by Comment

September 15, 2006 @ 7:22 pm

Aaaaaa… Senin o sıkkın ve bıkkın hallerin arada bir mi oluyor? :S Demek ki ben hep o aralara denk geliyorum :D Sen yazı yazmazken de iyiydi bu blog, ama sen yazmayınca da kimse bişey yazmıyor hmm: :D Tekrar hoşgeldin aramıza :D :D

BUKETTT by Comment

September 15, 2006 @ 8:11 pm

Simdi Akınnnn amma laf etmıssın ya,kızın blog u ızın werde girizgahı o yapsın ,sen mı yapcan be,amma meraklısın bole işlere haaa!
tuuce cım durumunun duselmesıne sewındım cnm,zira aynı belirtiler bende de ihtiva ediooo ve geccmek bılmıolar (nedense bole katmer gıbı artarak dewam edıolar)ama en sonunda geccek:)Şimdi benım konuyla ılgılı uzman gorusum şu ki:) bis cok aylak kaldım butum mewzu bu:)Aylak adama da dert cok walla ya da dill ben suan kendımı bole teselı ederek frenlıom orası muallak :)Ama sıkılmaaa kımın sarkısı wardı ?Kenan D ogulu galıbaa” BOŞWERRRRRR”:)

tuuce by Comment

September 15, 2006 @ 11:16 pm

@Silhouette: Valla yazdığın detaya bayıldım doğrusu :Ç Öl öl güldüm :Ç Ayrıca film konusunda haklısın yahu; neden o kadar kastım ki?
@Cem: Aslında hala kabul etmiş değilim o DVDleri ama neyse bakıcaz :P Gerçekten çok teşekkür ederim tekrar tekrar ve bir daha o kadar pahalı bir hediye istemediğime tekrar tekrar söylerim. (çok mu tekrarladım ne)
@Akın: Sen zaten benim bu halim konusunda olumlu bişey söylemen imkansızdı. İmkansızı yine başaramadın (obaa ne laf ama) Hem sen kendine bak bizzat şahsen kendine bak evet! Neyse hoşbulduk! (ya ben sana laf yetiştirirken saçmalıyorum doğru düzgün cümle kuramıyorum ama bu kesinlikle senden kaynaklanıyor :P )
@Bukettt: Desteklerin ve Akın’a karşı benimle birlikte oluşturduğun koalisyon için çok teşekkür ederim :) Umarım sen de ben de atlatıcaz bunu ki ben atlattım sayılır :)

Akın by Comment

September 15, 2006 @ 11:28 pm

Burada da mı satış Buket Hanım!! Hiç yakıştıramadım size :( Hem onun blog’u da biz de tanzanya sağlık bakanı mıyız? Biz de tanıyoruz da bi iki laf ediyoruz (H) :D
Tığçe sana da uzun bir cevabım vardı ama kısalttım, ahanda özeti: KESS!!! :Ç Hadi afiyet olsun :D

MaNYaK by Comment

September 16, 2006 @ 12:06 am

böyle durumlarda favori sözüm: titre ve kendine gel…
hatta coşarsam; to vibrate and come yourself…
:]

Cem (a.k.a. iyiinsan) by Comment

September 16, 2006 @ 12:30 am

Aa, olmadı ama Tuğçe; şimdi yılbaşı hediyesi bluetooth kulaklık, gelecek yaşgününde de araba alacağım ya sana daha! :P
Sen bunu kabul etmezsen onları nasıl edeceksin? :P

tuuce by Comment

September 16, 2006 @ 12:32 am

Zeeekkk kaldım resmen kal:
@MANYAK: Valla doğru söylüyosun titremeden kendime geldim bu seferlik çok şükür ama bi dahaki sefere kesin titreyip kendime gelicem. Hani diyorum şimdi titreyip kendime gelsem ama zaten kendimdeyim o zaman yine tuhaf halime geri dönerim hani eksiyle eksiyi çarpsan artı eder ya onun gibi bişey kal: neyse canım bu kadar mantıklı konuşmak yeter :Ç Artık kendimdeyim yaşasınnn!!

tuuce by Comment

September 16, 2006 @ 12:33 am

Yılbaşı hediyesi araba ve gelecek yaşgünümde bluetooth kulaklık alsan belkiii :P

Cem (a.k.a. iyiinsan) by Comment

September 16, 2006 @ 12:37 am

Hasta saçmalamaya başlamış, artık taburcu edebiliriz!
:P

BUKETTT by Comment

September 16, 2006 @ 1:32 pm

Gelen vuruo giden vuruo,bi de sen vur be akın napam:( Ben satış yapmıom ,oz gerceklerı konusuom ,demokratık bı ortam burası…Da ha da usatmım sınırlenıom.tersım pıstır solım:)

Naştiye by Comment

September 16, 2006 @ 2:15 pm

hoşgeldin bacım dök incilerini:)

gözdee by Comment

September 16, 2006 @ 9:28 pm

ya burda biri benim su anki ruh halimi mi anlatıo?^o):(

tuuce by Comment

September 16, 2006 @ 10:22 pm

Buket aman aman tersini görmeyelim tersimiz yüzümüze döner valla sen sinirlenme :P Hoşbulduk bacım sen söylersin de ben dökmez miyim incilerimi :) Gözdecik kendi ruh halimi anlattım benim ruh halimi çalma :P Ama senin de sorununsa bu o zaman yazacağım diğer yazıyı okumanı tavsiye ederim birazdan yazacağım :)

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Leave a comment

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>