Küstüm Oynamıyorum

Kategori: Bilinç Akışı, Hayat — 6 November 2006, Monday @ 22:32

küstüm.JPG

Bu resmi ilk defa geçen sene Ayça’nın bilgisayarında görmüştüm. Ve “işte hayatımın resmi olabilecek potansiyele sahip bir resim” dedim içimden. Öyle çok şey anlatıyor ki..

Küçük bir çocuğun “ben küstüm oynamıyorum”, “annem bana oyuncak almadı”, “canım sıkıldı” deyip boynunu büküşünden daha öte. Bir gencin hayatın anlamını ararken düştüğü çaresizlik ve karamsarlık; bir annenin kırılmış kalbinin yüreğindeki yansıması; bir yaşlının artık eski fonksiyonlarını yerine getirememesinden kaynaklanan acılı tebessümlü bir ruh hali..

Çevremizde onlarca insan olmasına rağmen hissettiğimiz yalnızlığın; çok güvendiklerimizin bizi hayal kırıklığına uğrattığı zamanlardaki ruhsal çöküntünün; hayatımızda çok önemli bir yer kaplayan birinin aniden hayatımızdan çıkmasıyla oluşan kocaman bir boşluğun; büyüdükçe her şeyin karmaşıklaştığı, zorlaştığı düşüncesi ve küçüklüğümüze duyduğumuz özlemin ve daha nicelerinin bir resmi..

Burada küçük bir çocuk görüyor olabiliriz ama gerçekten “gördüğümüzde” etrafımızdaki herkesin içinde böyle bir çocuk olduğunu fark ederiz. Ne kadar büyük olsak da zamanı geliyor en ufak şeylere kırılıyoruz, umutlanılmaması gereken olaylardan fazlasıyla umutlanıp hüsrana uğruyoruz, en ufak şeylerden rahatsızlık duyup yalnız kalmak istiyoruz. Bazen de geçmişe özlem duyuyoruz. O günlerdeki insanlara, olaylara.. İster istemez karşılaştırma yapıyoruz. O zaman daha mı mutluydum? Daha mı umutluydum? Daha mı iyimserdim?

 

14 Comments »

pamuk by Comment

November 6, 2006 @ 10:42 pm

ben bu resmi ne zaman görsem içimde kırılmış bişeylerin parçaları canımı acıtıo..ne resimmiş diceksiniz hakkaten öle.anlatımdan uzak bu resim sadece derimki ben; ağır şeyler hatırlatıo insana ve bazende acı bi tebessüm asılı kalıo bu resme baktıımda dudaklarımda..’ya neden böle???’ diesim gelio herşeye.işte böle bi resim çok tatlı çok şirin ama en temiz çocukken küseriz ya bişeylere, temiz kırgınlıklarımı hatırlatıo bana…

ayça by Comment

November 6, 2006 @ 10:55 pm

ya ben anladım ki bi kez daha biz odacak ancak bı kadr bir olabilrzz..tuuce zaten o resmn bende kii anlamını bilirdi ama anca bu kadar dile getrilebilrdii..
ewt tek kelimeyle ‘hüzünn..’ bu resimm..bazenn içinii acıtann bazense ufakk bii tebessüüme sebep olan bi kızz..küçükklüğümm…içimdekii kırgınlıklarmm..ağladıımmda içimde ilgii bekleyenn sıcak bii kucakk arayan o masum çocukk..
saoll tuucee…:)bunlarıı hiiseedemeyenlerr warsa bu resme baktıklarnda burdan hiissederler herhaldi senin sayende.

tuuce by Comment

November 6, 2006 @ 11:00 pm

@PAMUK, AYCA: evet oda arkadaşları olaraktan bu resme öyleee bakakaldığımız günler az değildir hani :) Özellikle ruh halimize de uyuyosa değmeyin bize..
Asıl siz sağolun valla beni bu resimle tanıştırdınız :)

Cem (a.k.a. iyiinsan) by Comment

November 7, 2006 @ 11:38 am

(…)umutlanılmaması gereken olaylardan fazlasıyla umutlanıp hüsrana uğruyoruz(…)

Say no more…

Ekleme yapma ihtiyacı hissettim:
Ben görsel malzemeler de üretsem de, resimlerden ve fotoğraflardan duygu çıkaramam. Mesela bir resim sergisine gittiğimde ben duvarlara asılmış resimler görürüm, resimleri tek olarak ele alamam, ne anlatmaya çalıştığını anlayamam.
Ama senin burada hissettiklerini hissettiren şarkılar var. (Mesela Guster’dan “I Hope Tomorrow is Like Today”. Adı yeterince açıklayıcı sanırım.) Bunu düşünerek okuduğum zaman yazını, ilk okuduğum zamanki kadar yabancı kalmadım ve hatta -şu âna kadar- yazdığın en güzel yazı olduğunu anladım.

(Neden bilmiyorum ama, içimden teşekkür etmek geliyor. Teşekkür ederim.)

I’ve been looking in the mirror for so long,
that I’ve come to believe my souls on the other side…

Silhouette by Comment

November 7, 2006 @ 12:21 pm

Bu yazı güzel bir yazı değil; çok, çok, çok… güzel bir yazı; dahası ilham verici. Bilmiyorum, bu resmin temsil ettikleri daha güzel anlatılabilir miydi?

PS: Kulaklarımda “Breathe No More” yankılanıyor ama neden acaba? Fight Club’taki Brad Pitt sahnesine yakın numaralar görüyorum…noolüy?? :P

tuuce by Comment

November 7, 2006 @ 6:15 pm

@CEM: Yazımı beğendiğine sevindim :) Fotoğraftan anlam çıkarmasan da yazıdan çıkarmışsın ya o da yeter :) Efenim ne demek ben teşekkür ederim ayrıcanak..

@SILHOUETTE: Senin de beğendiğine çok sevindim valla o kadar güzel mi yazmışım yahu dedim :) Ama senin üzerinde pek de iyi bi etki bırakmamış Brad Pitt filan :Ä Artıkın beni tutamazsınız bana böyle gaz veriyosunuz güzel müzel diyosunuz görürsünüz siz :)

 

burcuk :) by Comment

November 7, 2006 @ 8:42 pm

ay ben bu eşek kafalının kollarını ısırmak istiyorum.. şişkooo.. boğum boğum kolları..
ay bana ısırma isteği getirdi bu resim. arkadaşlar şileye çok yağmur yağdı heralde ondan siz boole hüzünlendiniz.. :) kendinize iyi bakııınnn … :)

Cem (a.k.a. iyiinsan) by Comment

November 7, 2006 @ 11:36 pm

Şile’ye yağmur yağmıyor da, bir soğuk bir soğuk. (Tıpkı Tuğçe! :P )

Tuğçe, sayende hasta olacağım! Senin dondurma aşkın ve benim centilmenlik sevdam yüzünden gelecek başımıza ne gelecekse!..

tuuce by Comment

November 7, 2006 @ 11:49 pm

@BURCUK: Nihayet görebildik seni buralarda yahu :) Isırma küçücük kızı yazık. Ama senin daha ilkokul 1. sınıfa giden kardeşini ısırdığın göz önüne alınırsa bu pek de tuhaf sayılmaz :Ç Yağmur böyle çarptı bizi anacım..
@CEM: Ya dondurma alamadık ya ben ona yanıyorum bi de o kadar yürüdüğümüzle kaldık! Neyse bidahaki sefere artıkın. Hep Efe’nin yüzünden diyelim suçu ona atalım çaktırma :) Bi dakka ya, sen onun tarafındaydın unutmuşum :ühüh:

Cem (a.k.a. iyiinsan) by Comment

November 8, 2006 @ 12:10 am

Tuğçe, hapşırıyorum burada! Aşkolsun ya, insan gelip bi hasta arkadaşına bakar di mi? Ben nasıl telefonlarda kaldım haftasonu, “Nasılsın Tuğçe?” demekten bi hal oldum, seni merak etmekten öldüm; insan en azından bi çorba yapar karşılığında! :P

Ama neyse; ben seni hasta ettim, sen de beni… Ödeşmiş sayılırız! :P

Ergun BAFRALI by Comment

November 9, 2006 @ 10:48 pm

Bravo Tuğçe
Bu resme ne diyebilirimki…Çok boyutlu…
Ülkemiz insanlarını ve genelde yaşam standartlarını,
umut,başarı,demoral üçgenini anlatıyor.Heleki colourless olması ayrı bir boyut.Ve evet ve senin
yazın tablodaki eksik rengi tamamlıyor…
Gün geçtikçe sitende ufkun,bakış açın
genişliyor.Bilmem belkide ilerde birkaç kitap çıkardığında okurum.Ne dersin…Sana ve ekibine Büyük,büyük,çok çok büyük başarılar…
Ergun DAYIN

buket by Comment

November 10, 2006 @ 12:07 am

cnm benım ben de cok begendım yazının ,cok anlamlı olmus:)ee resımde anlamlı o da alamlı katmerli bi guzellık olmus walla:)
osellıkle yazının3, paragrafı ne kadar da ıcten olmus,herkesın muhakkak bole samnları olmustur,ama ınsanız ya kuskunluk de gecıo,dusuen o alt dusak da toparlanıo zamnla hersey degısıo,duselıo mu bılemıom ama degısıo cnm benım …
tekrar kutlarım:)

buket by Comment

November 10, 2006 @ 12:08 am

aytuuu benım yasımı okumasın nece yazdımı ben bıle tam olarak algılayamdım:)

TUUCE by Comment

November 11, 2006 @ 6:21 pm

Ergun Dayıcım ne güzel dileklerde bulunuyorsun öyle :) Kİtap çıkarmak şimdi bana hayal gibi görünse de senin dediklerinin genelde doğru çıktığını farz edersek, hımmm 8-) :) İyi bir ekonomist olsam da fena olmaz hani. O zaman da blog tutarım sizi mahrum bırakmam. Hem bakarsın ekonomist-yazar olurum :)
Valla Buket bence de Aytuğ görmesin başka bir şey diyemiyorum :)

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Leave a comment

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>