Endoskopizede ==>
Uzun zamandan beri beni rahatsız eden midemle karşı karşıya gelme isteği duyuyordum. Onu görmek, içinde beni bu kadar rahatsız eden ne olduğunu bilmek istiyordum. Ve o gün gelmişti.. Evet evet, o gün bugündü. Sabah 12′deki endoskopi randevumuza gittik. Aslında endoskopiden oldum olası korkuyordum, nasıl bi cesaret geldiyse kendi isteğimle girdim. Bir hortumun yemek borusundan geçtiğini düşünmek bile vazgeçmem için yeterliydi.. Anneannem daha önceden endoskopi olmuştu ve bana çok kötü bir şey olmadığını, 1 dakkada bittiğini söylemişti. Dün de Burcu’yu aramıştım içim daha da rahatlasın diyerekten. O da bir endoskopizede olaraktan hiçbir şey duymadığını, hemen olup bittiğini, midemdeki şeyin ne olduğunu en kesin şekilde öğrenmek için bunun gerekli olduğunu söyledi. İçim rahatlamıştı ama yine de biraz heyecan vardı tabi. Panik stres bir bünye olarak tersi bir şekilde davranmam da beklenemezdi zate ![]()
Dr. Necati Yenice anneannemin kaç senelik doktoru ve alanında çok da iyi bir doktor olduğu için ben de oraya gittim. Annem de benimle geldi sağolsun
Galoşlarımızı giyip içeri girer girmez Bismillah yaşımı ve kilomu sordu orada çalışan kız. Diyemiyorsun ki “Kızların yaşı sorulmaz, kilosu hiç sorulmaz. Hele son zamanlarda benim gibi kilo aldıysa hiç hiç sorulmaz!”. Ben de paşa paşa söyledim yaşımı kilomu
12′ye az kalmıştı ama hemşire ortalıkta yoktu. 10 dakika filan bekledik ve bu 10 dakika içerisinde televolede Hülya Avşar’ın son haberlerini seyrettik. Bence iç hastalıkları gibi sinirsel sebeplere bağlayabileceğimiz hastalık muayenehanelerinde Hülya Avşar seyredilmemeli! Neyse, 10 dakika sonra bir baktım sekreter çağırdı ve “telefon, size” dedi
Bana doktorun muayenehanesinden telefon mu geldi
“Alo?” dedim ve karşıdakinin anneannem olduğunu duyunca güleyim mi ağlayayım mı şaşırdım. Canım anneannem merak etmiş telaşlanmış beni burdan arıyor artık ne diyim ben
Bu kadar da pimpirikli olunmaz ki canım demeyin, olunur efenim ![]()
Vee hemşire geldi. Bana uyuşturucu iğne yaptı, 10-15 dakika bekledik ve doktor geldi. Adeta herkes beni yatıştırmak için seferber olmuştu. “İlk kez mi oluyorsun?” sorusuyla o kadar çok karşılaştım ki sonunda yüz ifademi değiştirmeye karar verdim; demek ki çok belli ediyordum
Doktor Bey “Merak etme telaşlanma hiçbir şey yok. Hemen olup bitecek” cümlelerini sarf ettikçe rahatlıyordum ve son cümlesiyle rahatlamanın önüne geçip gülmemek için kendimi zor tuttum. Ne miydi bu cümle? Şöyle ki: “1 dakka bile sürmez. En fazla 60 saniye”
Yani o kadar çaresiz bir ifade takınmışım ki farkında olmadan, koskoca doktora bu cümleyi kurdurttum
Veee o an geldi. Hortumu hala midemde dolaşırken hissedebiliyorum. Ama doktorun oyalaması çok işe yaradı. Hortum içimde gezindikçe şöyle diyordu: “aaa bak yemek borun çok temiz çok çok, evet ilerledik şimdi bu miden, bu bağırsak girişin, aa bak burda ne varmış” gibi hızlı hızlı kurulan cümleler ve benim anlamaya çalışmam
derken bitivermiş
Bir endoskopiyi böyle eğlenceli anlatan var mıdır acep ![]()
Bu kadar anlattıktan sonra midemin resmini koymadan olmaz değil mi? Gerçi mide mi bilmiyorum bu resmin altında “Antrun” yazıyor ama biz anlamayız öyle şeylerden
Biraz bulanık ama idare eder.. Gönül isterdi ki asitli mide görüntüsünü de koyayım ama görüntü kirliliği oluşturmaya hiç gerek yok.. Sonuç olarak asit fazlalığı varmış midemde ve safra sıvısının normalde safra kesesinde bulunması gerekirken bende bir kısmı mideye taşmış ve mideyi tahriş etmiş. Midemden alınan bir parça tahlile gitti ve sonucu gelince doktor kesin bir ilaç verecek ve tam teşhisini koyacak. Asit fazlalığı sinirden olurmuş ama bu safra olayının da sinirle alakası yokmuş. Bana “çok mu sinirlisin?” dedi. Aslında değilimdir ama tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan hesabı sinirden mi mide asidi oldu yoksa mide asidinden mi sinirli oldum tartışma konusu ![]()
