Spor? Biz? Hadi Canım Sen de!
Spor ne kadar eğlenceli görünüyor değil mi bu resme bakınca? Sanki o aleti alınca aynı bu hatun gibi olacakmışız gibi.. Oysa ki gerçekler her zamanki gibi yine acı yine acı azizim!
İşte gerçeklerden bir demet size.. Sevgili oda arkadaşlarım Ayça ve Aysun’la spor salonuna gitmeye karar verdik dün akşam. Saat 9′da çıktık, 11:30′da geldik odaya. 9′da gittiğimizde salon tıklım tıklımdı, bizim işimize yarayan aletler doluydu. Koşu bandı ve bisiklet gibi. Diğerleri bizi kasar.. Biz de o sırada boş boş beklemeyelim diyerekten masa tenisi oynamaya karar verdik. Aysun’la ben oynarken Ayça da başını bir sağa bir sola durmadan çevirerek seyretti ve arada kaçan toplara tekme attı, kafa attı ve oyuna devam etmemizi sağladı filan.. Biz Aysun’la bir ara masa tenisi olduğunu unutup hava tenisi oynadık, masa orda kendi kendine takıldı.
Vee sonunda koşu bandı ve bisikletler boşaldı. 30 dakika koşu bandında yürüdüm. 30 dakikadan sonra indim ve bisiklete bineyim dedim. Ve tamı tamına 4 kere çevirip bıraktım
Daha fazla takatim kalmadı, yoruldum, eridim, bittim. Aysun’la Ayça da yürüdükten sonra Aysun orada bir yerlerde duran halterlerin en küçüğünü kaldırmaya teşebbüs etti ve kaldırdı. Ben de kaldırdım ama sorunum şu ki indiremedim
Ben mi onları kaldırdım onlar mı beni belli değil yani ![]()
Ertesi sabah -kendileri bu sabah oluyor- uyandığımda, daha doğrusu uyanamadığımda
bacaklarımın hafiften (!) ağrıdığını hissettim. Sonra hiçbir şey hissetmedim. Meğersem uyanamamışım, dolayısıyla ilk iki dersi sallamak zorunda kaldım. Her zamanki gibi spor çabalarım hüsranla sonuçlandı. Üşeniyorum evet var mı? Üşenmediğimde de ertesi gün ağrılarla uyanıp derslere giremiyorum
Hayır, yanlış anlamayın derslere girmek istediğimden değil ama ![]()
