Tam Bir Şaheser
Şimdi bu resim de ne böyle diyeceksiniz. Söyleyeyim. Mahalle sakinlerimizin çocuklarından biri. Ama kendisi bir mahalle sakini olmasına rağmen pek de sakin olduğu söylenemez. Neden mi?
Dün sabah bir yere gittim ve eve gelirken mahallenin tepesinde bu çocuğu gördüm. “Beşiktaş hölölöööyyy” vs diye bas bas bağırıyordu. Üstelik tek başına, yanında hiçbir arkadaşı yok. Ve amaçsız amaçsız bağırıyor . Ne dediği de tam olarak anlaşılmıyor ve elini kolunu kaldırıp bir de tezahürat yapıyor. Mahallenin horozu gibi yani sabah sabah
Çocuktur dedim, yapar dedim, yorulur bırakır dedim ve kendimi evimin kollarına bıraktım. Sonracığıma, öğlen de bir yere gittik annemle. Gelirken mahalleye girmemle gülme krizine girmem bir oldu. Çocuk hala ellerini kollarını sallayıp bir şeyler söyleyip bağırıyordu. Annem de kendini tutamadı tabi
Bu resmi çekmek için ise ayrı bi çaba sarf etmek zorunda kaldım. Camdan çektim ama görünmemek zorundayım diye sadece telefonu tuttum kendim camın içerisinde kaldım. Fotoğrafçılık sanatı da bu olsa gerek
Ama böyle bir şaheser olur da ben fotoğrafını çekmez miyim!

