Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti!
Herkesi vurduğu gibi biz öğrencileri de vurdu erken gelen bahar. Sabah, derslerimle ilgili gayet masumâne düşünceler içerisindeyken Ayça, Aysun ve Bedirhan dondurma almaya gitmeyi önerip aklımı çeldi. Aslında beni yurda gönderirken annemin “Kızım, dikkat et bak ‘gel benimle, sana dondurma alıcam’ diyenlerle sakın gitme tamam mı?” diye uyarması gerekiyor
Tabi ki o masumâne hislerim bir anda gitti ve kendimi elimde dondurma, Şile’nin erken gelen baharında, hafif esen rüzgârında yürürken buldum. Sadece ben mi? 4 kişiydik. Demek ki tek aklı çelinen ben değilmişim. Amaann, bu havada derse mi girilir Allah aşkına? İşin kötüsü, daha birinci vizeleri bile olmadık. Böyle olmaması gerekiyordu. Bahar dediğin final döneminde filan gelir, zavallı öğrenciyi böyle zor durumda bırakmaz.
Şu havaların insanlar üzerinde nasıl büyülü bir etkisi vardır ki insanın ruh hâli hemen değişir, farklı şeyler hisseder, hayattan zevk almaya başlar veya hayattan soğur.. Sabah kalkınca perdemizi açtığımızda kara bulutlu, yağmurlu veya yağmur eğilimli bir hava gördüğümüzden ne kadar farklıdır güneşli, gökyüzünün temiz olduğu bir havayla karşılaştığımızdaki ruh halimiz. Sanırım bizi de bugün yollara atan, sahilin ve güneşin tadını çıkarmaya ve bu pozları vermeye iten şey de buydu.
Uzanmışız dalgakırana giden yolun taş zemininin üzerine… Üzerimizde güneş, kulağımızda dalga sesleri, güneşin sıcaklığını yeteri kadar kesen rüzgâr, biraz önce mideye indirdiğimiz dondurmanın verdiği huzur
vs. vs.
Burada da almışız denizi arkamıza gel keyfim gel.. O sırada hocanın şu anda sınıfta neyi anlatıyor olabileceğini şöyle bir düşünmeye yeltendim. Zaten mübarek, Mesut Yılmaz gibi. Bir kelime ediyor, on saat bekliyor, iki kelime arasındaki boşlukta tavana bakıyor, aynı zamanda sınıfta tur atıyor filan. Biz fenalıklar içerisinde kafamızı bir sağa bir sola çevirip hocayı gözümüzde sabitlemeye çalışıyoruz ama onun yer değiştirmekte ısrarlı olduğunu anlamamız uzun sürmüyor. “Yes… ııııı…. this lesson….ıııııı” diye konuşurken içim daralıyor, beynim fırıldak gibi dönüyor, tepe manyağı oluyorum adeta. Şu anda sınıfta mı olmak isterdim? Hiç sanmıyorum. Dedim ya, bu havalar insanın havasını değiştirir, yoldan çıkarır, insanı esir alır, onda bağımlılık yapar vs vs. Bunu bizden çok önce Orhan Veli keşfetmiş tabi. “Beni bu güzel havalar mahvetti“..
