Mar
21
2007
Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti!

Herkesi vurduğu gibi biz öğrencileri de vurdu erken gelen bahar. Sabah, derslerimle ilgili gayet masumâne düşünceler içerisindeyken Ayça, Aysun ve Bedirhan dondurma almaya gitmeyi önerip aklımı çeldi. Aslında beni yurda gönderirken annemin “Kızım, dikkat et bak ‘gel benimle, sana dondurma alıcam’ diyenlerle sakın gitme tamam mı?” diye uyarması gerekiyor :Ç Tabi ki o masumâne hislerim bir anda gitti ve kendimi elimde dondurma, Şile’nin erken gelen baharında, hafif esen rüzgârında yürürken buldum. Sadece ben mi? 4 kişiydik. Demek ki tek aklı çelinen ben değilmişim. Amaann, bu havada derse mi girilir Allah aşkına? İşin kötüsü, daha birinci vizeleri bile olmadık. Böyle olmaması gerekiyordu. Bahar dediğin final döneminde filan gelir, zavallı öğrenciyi böyle zor durumda bırakmaz.
goruntu477.jpg Şu havaların insanlar üzerinde nasıl büyülü bir etkisi vardır ki insanın ruh hâli hemen değişir, farklı şeyler hisseder, hayattan zevk almaya başlar veya hayattan soğur.. Sabah kalkınca perdemizi açtığımızda kara bulutlu, yağmurlu veya yağmur eğilimli bir hava gördüğümüzden ne kadar farklıdır güneşli, gökyüzünün temiz olduğu bir havayla karşılaştığımızdaki ruh halimiz. Sanırım bizi de bugün yollara atan, sahilin ve güneşin tadını çıkarmaya ve bu pozları vermeye iten şey de buydu.
Uzanmışız dalgakırana giden yolun taş zemininin üzerine… Üzerimizde güneş, kulağımızda dalga sesleri, güneşin sıcaklığını yeteri kadar kesen rüzgâr, biraz önce mideye indirdiğimiz dondurmanın verdiği huzur :Ç vs. vs.
goruntu480.jpg Burada da almışız denizi arkamıza gel keyfim gel.. O sırada hocanın şu anda sınıfta neyi anlatıyor olabileceğini şöyle bir düşünmeye yeltendim. Zaten mübarek, Mesut Yılmaz gibi. Bir kelime ediyor, on saat bekliyor, iki kelime arasındaki boşlukta tavana bakıyor, aynı zamanda sınıfta tur atıyor filan. Biz fenalıklar içerisinde kafamızı bir sağa bir sola çevirip hocayı gözümüzde sabitlemeye çalışıyoruz ama onun yer değiştirmekte ısrarlı olduğunu anlamamız uzun sürmüyor. “Yes… ııııı…. this lesson….ıııııı” diye konuşurken içim daralıyor, beynim fırıldak gibi dönüyor, tepe manyağı oluyorum adeta. Şu anda sınıfta mı olmak isterdim? Hiç sanmıyorum. Dedim ya, bu havalar insanın havasını değiştirir, yoldan çıkarır, insanı esir alır, onda bağımlılık yapar vs vs. Bunu bizden çok önce Orhan Veli keşfetmiş tabi. “Beni bu güzel havalar mahvetti“..

11 Yorum

  1. Mart 21, 2007 - 10:13 pm | #

    Bu konu hakkında yapacağım tek yorum var: Başlık nerede? O da mı havalara kaptırdı kendini?

  2. Mart 21, 2007 - 10:16 pm | #

    Yahu sen de olmasan yazım başlıksız kalıcaktı. Ama yapıcan yorum bu diildi hani kafanda belirli bi yorum vardı daha yazıyı bile görmeden onu yapıcaktın? :Ç

  3. Mart 21, 2007 - 10:18 pm | #

    And it’s a good day for being found
    Just crawling in the dirt with my head underground
    And it’s a good day for you to come
    Collecting all the pieces of the damage done…

    Ayrıca, ben olmasam ilaçlarını unutuyorsun, başlık koymuyorsun… Bensiz n’apardın sen? 8-)

  4. Mart 22, 2007 - 1:50 pm | #

    Orhan Veli, büyük adam :)

  5. Mart 22, 2007 - 10:40 pm | #

    evet azizimmm… bizi bu havalar mahvettii..=)

  6. Mart 23, 2007 - 2:57 am | #

    geldi bahar ayları, gevşer gönül yayları. =)

  7. Mart 23, 2007 - 11:11 pm | #

    O “Nisan mayıs ayları, gevşer gönül yayları” değil miydi?

  8. Mart 24, 2007 - 11:09 am | #

    O eskidenmiş Sera, baharın Nisan-Mayıs’ta geldiği dönemlerde. Şimdi küresel ısınma vs. dalgasına direkt kışı atladığımızdan atasözlerimiz ve deyimlerimizi de ona uydurmak için çalışmalar başlattık.

    Bu arada, bu akşam Tuğçe’nin sitesinin (hatta benim sitelerimin de) saatleri düzelecek. (Saatleri geçen sefer değiştirmeyi unutmuşum da… :D )

  9. Mart 24, 2007 - 12:28 pm | #

    oh valla gezin tozun siz biz cumartesi bile çalışalım ):
    özendim pisss pis piss :”(

  10. Nisan 3, 2007 - 12:18 pm | #

    Malesef bende antremanlar maçlar, neyse gezme sırası bizede gelir :D

  11. Aralık 2, 2007 - 4:49 pm | #

    başka resminiz okmu warsa ban gönderir misiniz çok güzelsiniz

Bir Geri İzleme

  1. [...] Üçüncü olay da ilkokul arkadaşlarımızla buluştuğumuz gün oldu. Ayrıldıktan sonra eve yürürken bir kız -15 yaşlarında filandır- “aaa Tuğçe abla?” dedi. Ben de bön bön baktım. Tek kelimeyle bön bön ama! Bir akrabamızın çocuğu/yeğeni/kuzeni/torunu olabilir mi diyerekten bütün ihtimalleri kafamdan geçirdim; ama ı-ıh, çıkaramadım. O da beni siteden tanıdığını ve çok tatlı olduğumu söyledi Özellikle tatlılarla ilgili yazılarımı beğeniyormuş Sonra bir hevesle “Ortaköy’de mi oturuyorsun yoksaaa?” diye sordu. “Evet” deyince nedense çok sevindi ve “Bir gün dondurma yemeye gideriz o zaman” dedi Bu espriyi yaptıktan sonra da “Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti” yazısında yazdığım “Aslında beni yurda gönderirken annemin ‘kızım dikkat et bak gel benimle, sana dondurma alıcam diyenlerle sakın gitme tamam mı?’ diye uyarması gerekiyor” cümlesini hatırlattı Nasıl da hafızasında yer etmiş şaştım kaldım. Asıl şaşıp kaldığım olay ise daha 2 dakika önce tanımadığım birisine dondurma sözü vermem [...]

Yorum Yaz

E-posta adresiniz asla yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Zorunlu alanların yanında "(zorunlu)" yazar... Yeterince açık gibi.

(zorunlu)
(zorunlu)