23 Nisan Kutlu Olsun!

Kategori: Eğlence, Hayat — 24 April 2007, Tuesday @ 12:51

Sevinin küçükler
Övünün büyükler
23 Nisan kutlu olsun!

Ne kadar geride kaldı bu şarkıyı söyleyeli… 23 Nisan’ı bir çocuk olarak kutladığım günler çok geride kalmış gibi. Halbuki ortalama bir insan ömrü baz alınırsa çok da geçmemiş. Dündü 23 Nisan biliyorum ama ben yarınki “Özelleştirme” sınavım yüzünden yazı yazamadım. Şimdi nasıl yazıyorum? Fenalık geldi artık resmen fenalardayım, biraz ara vereyim dedim. Ve eskiden 23 Nisan’ları nasıl kutladığımız aklıma geldi.

Ortaokuldayken her 23 Nisan’da öğretmenlerimiz bize şiirler verirdi, onları okurduk. Okuması için şiir verilmeyen öğrenciler de törene gelmek zorunda bırakılırdı. Nedense kimse gelmek istemezdi törenlere. Saatlerce ayakta dikilip şiirleri ve yazıları dinlemek zor gelirdi herhalde. Bana da zor gelir miydi? Hatırlamıyorum. Ama törenlerde amma eğlenirdik! Özellikle şarkı söylenildiği zaman veya tören bittikten sonra günün gerisi bize kaldığında keyfimize diyecek yoktu. Törene gelmemizi garanti altına almak için her zaman öğretmenlerimiz “törende yoklama alacağım, gelmeyenlerin karne notundan bir puan düşeceğim” derdi. Biz de korkar gelirdik. Halbuki hiçbirinde yoklama alınmazdı. Veya alınırdı ama sonradan gümbürtüye giderdi. E o karışıklık içinde kim kontrol edecek ki gelmiş kim gitmiş! Üstelik o yaştaki zıpırlar bir oraya bir buraya koşar, uçar, zıplar, ne zaman nerede olduğu belli olmaz. Orta son sınıftayken de stadyumda yapılan gösterilerde görev almıştık. Kıyafetlerimiz rengârenkti. O çalışmalar sırasında ölüp bitmiştik, ne kadar kilo vermiştik.

Şimdi nasıl kutluyorum 23 Nisan’ı? Evimde sınavlara çalışarak. Ama suç bende. O kadar tatil vardı, gezdim tozdum ve yine son güne bıraktım! Ama ne yapayım ezber olunca, önceden ezberleyince sonra yine unutuyorum; tekrar ezberlemek zorunda kalıyorum. Allah’ım! Bir öğrencinin bahaneleri hiç mi bitmez!

4 Comments »

Cem (a.k.a. iyiinsan) by Comment

April 24, 2007 @ 3:43 pm

Yazını hızlıca okuyunca bir “23 Nisan özelleştirilsin” anlamı çıkarttım. “Yok artık” diyerek tekrar okudum, hakikaten yokmuş…

Gösteriler için yapılan çalışmalarda kilo vermeye verilen önem de dikkat çekici…

Ama onu bunu geçtim; zaten bu yaşında ne yapabilirsin ki 23 Nisan’da?! Şiir okusan, okutmazlar, yürüyüş yapmaya çalışsan bırakmazlar… (Bıraksalar bile deli gözüyle bakarlar…) Otur aşağıya, kasma kendini…

Vhbi by Comment

April 24, 2007 @ 6:15 pm

:)Ben 23 nisanda Kaymakam Koltuğuna oturdum :P Ama bundan 7 sene önce :D olsun güzeldi.. Şu törende yoklama olayı halen var..Nede olsa en büyük kozları o yoklama..

Akın by Comment

April 24, 2007 @ 11:12 pm

Nedense hala önemli günlerimizi kutlarken törenlerimizi sıkıcı olmaktan çıkarmaya çalışmak yerine öğrencilerin törenlere gelmesi için neyi koz olarak kullanabileceğimizi düşünüyoruz.. İşte yüzeysel yaşam :D
Hepimize önemli günlerimizi 7′den 70′e, önemini kavrayıp, istek ve coşkuyla kutladığımız yarınlar diliyorum..

MuRaT by Comment

April 25, 2007 @ 1:03 am

İlk defa öğrencilik hayatımda katıldığım törenler dışında bu 23 Nisan törenini yerinde izledim.Geçit töreninde egemenlik sesleri eşliğinde yabancı devletlerden katılan çocukları görmek insanı bambaşka duygular içine sokuyor.Öyle bir Ata’mız varki Dünyada cocuklara yönelik tek bayramı bizlere lutfetmiş…
Göğsümün kabardığını,gururlandığımı hissettim öğrencilik hayatımda hissedemediğim duyguları…
O yüzden ögrenci psikolojisi hep aynıdır.O yönde değerlendirmemek gerekir…Öğrenciyken sıkıcı gerçekten sıkıcı geldiğini zannettiğimiz törenler aslında hiçte sıkıcı değilmiş ki o günleri ait anıları hatırlayabiliyoruz…

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Leave a comment

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>