23 Nisan Kutlu Olsun!
Sevinin küçükler
Övünün büyükler
23 Nisan kutlu olsun!
Ne kadar geride kaldı bu şarkıyı söyleyeli… 23 Nisan’ı bir çocuk olarak kutladığım günler çok geride kalmış gibi. Halbuki ortalama bir insan ömrü baz alınırsa çok da geçmemiş. Dündü 23 Nisan biliyorum ama ben yarınki “Özelleştirme” sınavım yüzünden yazı yazamadım. Şimdi nasıl yazıyorum? Fenalık geldi artık resmen fenalardayım, biraz ara vereyim dedim. Ve eskiden 23 Nisan’ları nasıl kutladığımız aklıma geldi.
Ortaokuldayken her 23 Nisan’da öğretmenlerimiz bize şiirler verirdi, onları okurduk. Okuması için şiir verilmeyen öğrenciler de törene gelmek zorunda bırakılırdı. Nedense kimse gelmek istemezdi törenlere. Saatlerce ayakta dikilip şiirleri ve yazıları dinlemek zor gelirdi herhalde. Bana da zor gelir miydi? Hatırlamıyorum. Ama törenlerde amma eğlenirdik! Özellikle şarkı söylenildiği zaman veya tören bittikten sonra günün gerisi bize kaldığında keyfimize diyecek yoktu. Törene gelmemizi garanti altına almak için her zaman öğretmenlerimiz “törende yoklama alacağım, gelmeyenlerin karne notundan bir puan düşeceğim” derdi. Biz de korkar gelirdik. Halbuki hiçbirinde yoklama alınmazdı. Veya alınırdı ama sonradan gümbürtüye giderdi. E o karışıklık içinde kim kontrol edecek ki gelmiş kim gitmiş! Üstelik o yaştaki zıpırlar bir oraya bir buraya koşar, uçar, zıplar, ne zaman nerede olduğu belli olmaz. Orta son sınıftayken de stadyumda yapılan gösterilerde görev almıştık. Kıyafetlerimiz rengârenkti. O çalışmalar sırasında ölüp bitmiştik, ne kadar kilo vermiştik.
Şimdi nasıl kutluyorum 23 Nisan’ı? Evimde sınavlara çalışarak. Ama suç bende. O kadar tatil vardı, gezdim tozdum ve yine son güne bıraktım! Ama ne yapayım ezber olunca, önceden ezberleyince sonra yine unutuyorum; tekrar ezberlemek zorunda kalıyorum. Allah’ım! Bir öğrencinin bahaneleri hiç mi bitmez!
