Şarkı Söylemek Lazım
Burada bas bas bağırdığım üzere sınavlardan fenalık gelmişti (hala gitmedi) ve Pazar akşamı televizyon seyretmenin hakkım olduğunu düşündüm. İstatistik kitabım önümde, ben televizyonun karşısında geçinip gidiyorduk. Annemle anneannem de birşeyler seyrediyorlardı. Show TV’deki “Şarkı Söylemek Lazım”a takıldık. Jüri üyelerinin, yarışmacıların, şarkıcıların ve sunucunun arasında o kadar komik konuşmalar geçiyordu ki, en sonunda dur yazayım bir kenara şunları dedim. Geç kaldım yazmak için ama yakalayabildiklerim şunlar:
Didem Uzel: Yani sonuçta burada sonsuza kadar kalacak değiliz. Kök salmayacağız, sırayla gideceğiz.
Behsat Uygur: Tabi ki, hiçbirimiz saksı değiliz.
_______________
Yeliz: Biz bu şarkıyı annemle babama söyledik. Yani ben söyledim. Semih de katılıyo bana.
Semih Saygıner: Ben de burada öğrendim katıldığımı.
Behsat: Yani nası katılıyor? Burada mı katıldı?
_______________
Erol Büyükburç: Televizyon bir kaktüstür.
_______________
Bunların dışında sanatçılarımızın Türkçemizi ne de güzel kullandığıyla ilgili birkaç örnek de vereyim:
Yeliz: Nonstop çalıştık. (Madem nonstop kelimesi kullanılıyor, bari “nanstop” diye telaffuz edilse. Yazıldığı gibi okunmaz ki!)
Fuat (MFÖ’den): Ben bu şarkıda balance hissedemedim.
Ferda Anıl Yarkın: Ben Helin’in performansını beğeniyorum. Sona kaldıysak napalım, no problem.
Bu malzemelerden sonra her Pazar bu programı izleyip size böyle bir demet sunmaya karar verdim ![]()
