İş Mülâkatı! Okuyun, İşinizi Garantileyin (!)
Beni tanıyanlar ve/veya takip edenler bilirler ki ara sıra bana gelirler öyle. Her konuda.. Her an her şey esebilir aniden. Biraz önce de otururken rahat battı ve aklıma birden iş mülâkatında ne tür sorularla karşılaşacağım ve bunlara ne gibi cevaplar vereceğim geldi
Görüşmeye giderken ne giyeceğim, nasıl bir tavır sergileyeceğim de cabası.. Şimdi “seneler var buna neden şimdiden düşünmeye başladın?” diyebilirsiniz. Dedim ya, rahat battı. Rahatın batmasının yanı sıra, bu yaz yapmak istediğim staja girmek için mülâkat gerekiyormuş, hani olur da çağırırlarsa mezun olmadan önce de; yani bu yaz da mülâkata gireceğim demektir. Google’a girip arama yaptım. Ve girdiğim ilk sitede gül gül bir hal oldum, siz de olun:
İşveren: Bu işi neden istiyorsunuz?
Aday: İşim olsun diye.
İşveren: Sana ne kadar güvenebiliriz?
Aday: Ne kadar para vereceksiniz?
İşveren: Bu şirkete ne katacaksın?
Aday: Birbirine katacam şirketi!
İşveren: Peki şirketimize neler katabilirsiniz?…
Aday: Neşe katarım!..
İşveren: Çalışma arkadaşlarınızda aradığınız özellikler nelerdir?
Aday: Adam olsunlar önce.
İşveren: 5 sene sonra kendinizi nerede görmek istersiniz?
Aday: Senin şu an oturduğun yerde…
İşveren: Sizi neden alalım?
Aday: Beni alan sadece beni almıyor, şu elimde görmüş olduğunuz 3 adet tükenmez kalemi, bir adet telefon rehberini, bir adet cüzdanı yanımda getiriyorum. Bitti mi? Bitmeedii bir de çakmak, bakınız çakar çakmaz çakıyor, alın alın deneyin..
İşveren: Sizi neden alalım?
Aday: Ne yani almıyonuz mu beni simdi?
İşveren: Yok.
Aday: Peki bi biskrem versem?
Gördüğünüz gibi, artık iş mülâkatlarına hazırım. Bomba gibi hissediyorum kendimi; adeta gecenin bu saatinde gidip de iş mülâkatına giresim geldi. Bir kaç sene sonra beni üniversite mezunu olarak sokaklarda çöp karıştırırken görürseniz şaşırmayın; yukarıdaki aziz bilgilerin azizliğine uğramışım demektir.
