ÖSS Günü Ne Yapmıştım?
Eveet, geldik bir önceki yazımda bahsettiğim “arkası yarın”ın “yarın”ına. Yani 2 sene önceki ÖSS gününde neler yaşadığıma.
Sabahın köründe kalkmıştım tahmin edersiniz. Hani dersanelerin verdiği kitapçıklarda “sınava girmeden önce yapılması gerekenler” ve türevleri hakkında yazılar vardır ya, bir tanesinde sınav sabahı dinleyeceğimiz sevdiğimiz bir şarkının bize iyi geleceği yazıyordu. Aslında bu tür yazılar kesinlikle yazılmamalı. Çünkü herkes farklıdır, nasıl insanlar tek bir örnekmiş gibi aynı taktikleri uygulayabilir? Bir taktiğin diğerinde ters bir etki uyandıracağı neden düşünülmez? Bende de öyle oldu. O zamanlar çok dinlediğim Yalın’dan birkaç parça dinlemiştim Ve sınav boyunca adeta beynimde CD çaldı. Döndüü, döndüü, bir daha döndü ve durmak bilmedi.
Kahvaltı edip annemle evden çıktık. Nurcan Teyze ve Erol Amca sağolsunlar beni götürecekti. Zaten her önemli günümüzde yanımızdadırlar
Ben ilginç bir şekilde sınav modunda değildim. Sanki tatile gidiyormuş gibi rahattım. Ama arabadan inince ve o kalabalığı görünce işler değişti tabi. Üstelik bir de yağmur başlamaz mı! Hiç unutmam Nurcan Teyzemin hırkasını başıma tutup da benim ıslanmamı engellediğini. Hala hatırlayınca gözlerim dolar. Kendisi sırılsıklam olmuştu sırf ben sınava ıslak girmeyeyim diye.
Derken, sınıfa girdik. Sınav kağıtları dağıtılmıştı. Ama benim gözüm yanımda oturan, çenesinde ve burnunda piercing olan kıza kayıyordu! Onları görünce aklıma manyetik alan geldi de sınava dönebildim
Sonra birden yanımdan gelen “katır kutur” sesleriyle dikkatim dağıldı. Bir kız, önünde tomarlarca şekeri ve çikolatası ve hatta bisküvisiyle o sıkıcı sınava bir piknik havası getirmişti. Dersanemizde inşaat varken “takır tukur” sesleriyle kafamız şişe şişe deneme sınavlarına girdiğimiz zaman Zekeriya hocamızın “sizi zor şartlara karşı sınava hazırlıyoruz; bu sizi daha güçlü yapacak” derken ne kadar haklı olduğunu anladığım an o andır
O kadar gıdayla sınava girmesinden sonra “Gıda Mühendisliği” bölümünde görmek isteriz bu kızımızı..
Tam sınava başlamıştım, kimlik kontrolü için sıraları dolaşan ve istisnasız her sırada sadece kimliklere bakıp geçen adam benim önümde dikilip öylece kaldı. Kimliğime baktı, geçmek bilmiyor. Soruyu da çözemiyorum kafamda armut ağacı gibi dikilen biri olunca. Öyle ters bir bakış fırlattım ki adam şirinlik yapma gereği duydu: “Yanlış anlamayın pek benzemiyorsunuz da” dedi gülümseyerek. “Orada saçlarım kısa ondandır” dedim. Adam pek ikna olmamış bir şekilde “hımm evet olabilir, yüzünüz de burada daha olgun aslında” deyince “yaa öyle mi? Eee çoluk çocuk nasıl iyilerdir inşallah?” dememek için kendimi öyle bir tuttum ki! Bu cümlemi gözlerimle söylemiş olacağım ki bir daha suratımı dikkatle inceleyip sonra da kimliğimdeki suratımı inceleyip kafasını hafiften sallayarak devam etti
Lise sonun başında saçlarımı erkek gibi kestirmiştim ve haliyle uzamıştı ama saçların doğası gereği uzayacağını düşünemeyen bir adamın beni bulması klasik Tuğçe şans(sızlığ)ıydı.
İlk sorularda ellerimin titrediğini ve kutucukları işaretleyemediğimi hatırlıyorum. Ama sonradan gayet sakinleşmiştim. Ben zaten panik stres bir insanım. Heyecanlıyım, aşırı tepkiliyim, yani anlayacağınız sorunluyum
Ve sınava çalışırken keklik diye bellediğim ama sınavda yanlışlıkla başka bir şıkkı işaretlediğim elektrik sorusu hala içimde kalmıştır. Hala sorunun doğru cevabı aklımda: “9d²” ![]()
Sınavdan çıktıktan sonra ağzım açık, kollarım boş, gayet şapşal ve sarsık bir ifadeyle etrafıma bakınırken buldum kendimi. O an fotoğrafımı çekseler tarihe geçerdi. Hatta tarihi eser bile olurdu. ÖSS’nin eleştirildiği bütün yazılarda kullanılırdı.
Eve geldiğimde şaşkınlığım devam etmekteydi. İlk işim canım internetime sarılmak olmuştu. Arkadaşlarım da hemen MSN denilen o yüce varlığa (her ne kadar bazen sinirimi bozsa da severim keratayı) sarılmışlardı. Bazılarıyla soruları tartıştık; hatta msnin resim çizme özelliğinden yararlanarak geometri sorularını çizip orada çözdük filan yani aştık
Bazılarıyla da hemen tatil moduna girip birbirimize şarkı resim filan gönderip geyik yaptık. Ve istisnasız hiçbir 3’ten önce uyumadım. Gündüzleri buluşup bir yerlere gittik, geceleri internette vakit geçirdik. Ama ne yapsak da eşek gibi çalıştığımız 3 senenin hıncını alamadık. Ama karşılığını aldık ![]()
