Yeminimi Bozdum Nalan!
Bu hafta tam 4 gün üst üste olmak üzere finallerim vardı
Hâlâ da var
Uyku düzen(!)im değişti, sabah 5′te filan yatar oldum. Yiyip yiyip oturduğum içim artık bol giysiler tercih eder hâle geldim. vs vs vs.. Yaklaşık 1 buçuk saat önce 3. finalimden çıktım. Yarın da sınavım var ve ben bu süre boyunca yazı yazmamaya ant içmiştim. Çünkü yazıya kendimi kaptırdım mı bir daha kendime gelemiyorum. Peki ne bana bu yeminimi bozduran mesele? ![]()
Biraz önce çıktığım sınav 15 soruluk test, 6 soruluk kısa paragraf sorusundan oluşuyordu. Bir de bonus olaraktan 15 puanlık bir soru sormuş hoca. Yani sınav 115 puan üzerinden değerlendirilecek. Hoca bu şekilde kısa bir açıklama yaptıktan sonra -ki bence buna bile gerek yoktu; çünkü her şey sınav kâğıdında anlatılıyordu zaten- biz, kurbanlık koyunlar, sınava başladık
Lâkin bir kız öyle sorular sordu ki.. İşte birkaç örnek:
“Hocam, bu test kısmını arkadaki cevap anahtarında da işaretleyecek miyiz?” (”Tabi ki hayır, o oraya süs olsun diye konuldu!” diyecektim, diyemedim.)
“Ek puanlık soruyu yapmak zorunda değiliz di mi hocam?” (Yapmak zorunda olsaydın “ek” puanlık değil, bildiğin “puanlık” soru olurdu di mi? de diyemedim..)
“Peki hocam bu 6 soruyu da cevaplayacak mıyız? Yoksa sadece 4 tanesini mi cevaplayacağız?”
Hoca bu soruya da gayet sabırla cevap verdikten sonra, abartmıyorum, arkadaşımız şu soruyu sordu:
“Peki seçtiğimiz 4 tanesini mi?“![]()
İşte tam o anda ayağa kalkıp “hayır, seçmediğin 4 soruyu cevaplayacaksın” demeyi o kadar istedim ki anlatamam
Tabi diyemeyince de ben tırnaklarımı kemirmeye, ayaklarımı sallamaya, gözlerimi tavana dikip bu kâbusun bitmesini beklemeye başladım. Hatta onun bu sorusundan sonra ben soruları anlamayı bıraktım, kızın mantığını anlamaya çalıştım. Millet soruları çözmeye çalışırken ben, böyle doğaüstü bir zekayı çözmeye çalıştım.
Nalan kim ya? ![]()

