Kaçımız günlük hayatta böyle bir erkek gördü? Günlük hayatı bırakın, hayatta böyle bir erkek gördü? Haydi hayatı da bıraktım, bari filmlerde görenler ellerini kaldırsın. Ne yazık ki el filan göremiyorum. Bunun sebebi monitörden sizleri görmemin mümkün olmamasından çok, hiçbirimizin böyle bir erkek görmemiş olması. Ne yazık.. Halbuki her erkek potansiyel bir “şekildeki erkek” adayıdır. Tamaaamm, tamaamm gerçeklere dönelim biraz:
Bir kere, bir erkeğin hem romantik, hem becerikli, hem evine/çocuğuna bu kadar bağlı; hem göze hem kalbe hitap eden biri olması olasılığını hesaplamak gerek. Umutlarımı söndürmemek için hiç teşebbüs etmiyorum bile.. Bu şahsiyete dikkatlice baktığımızda, o gözlerden çıkan alevi, “üff bitse de şu fotoğraf çekilme faslı gitsem evde karıyı bi güzel dövsem bunun acısını çıkarsam”, “sen de sus be çocuk çok oldun hee bak patronun çocuğu filan demem alırım ayağımın altına”, “bu yemeğe ne koydum ki böyle bi yanık gibi bir şey kokuyo yaa” deyişini fark edebiliriz.
Bir de diğer taraftan bakalım. Bir bayan olmam, bayan mantığını inkar etmemi engellememeli. Onun için de diyebilirim ki üstün yaratıklar olarak biz, böyle bir erkekte bile kusur buluruz. Örn: “ay çocuk öyle mi tutulur Allah iyiliğini versin e mi! Ver şunu bana ver”-ardından tokat filan-, “ne kadar kabasın, gülü ağzınla mı veriyorsun?!”, “üfff domatesleri doğramamışsın daha yemek böyle mi yapılır” gibi.
Bu arada fotoğrafta bir hata fark ettiniz mi siz de? Nasıl oluyorsa ocağın düğmeleri bize doğru dönük
Belki de adamcağız alttan ayağını uzatıp parmaklarıyla çeviriyordur düğmeyi. Hayır, beklerim ben bu adamdan! 
Sonuç: Bu fotoğraftaki adam dünyalı olamaz. İnanmıyorsanız kulaklarına bakın. Kesin uzaylı kesin.. Ne?!
Uzaylı mı?!
Bi Dakka yaa
Tabi yaa!!
Hadi eyvallah, ben bi uzaya çıkıp geliyorum.