Çatır Çutur Katır Kutur
Dünkü bir otobüs maceramdan çıktı bu başlık. Nasıl bir otobüs macerasıdır ki böyle bir abuk başlığa sebebiyet vermiştir? Anlatayım…
Ortaköy otobüsündeydim ve uslu uslu koltuğumda oturuyordum. Ben usluydum ama annemin Osmanbey’den aldığı fıstıklar (kabuklu fıstık mı desem soyalı kabuklu fıstık mı desem tam adını bilmiyorum ama çıtır bir kabuğu var) rahat durmuyorlardı. Kucağımdaki torbanın içinde mis gibi kokusu ve elimi ısıtan sıcaklığıyla beni yoldan çıkarmaya niyetliydiler
En sonunda yoldan çıktım tabi müthiş bir iradesizlik örneği göstererek. Ve yemeye başladım. Bir yandan fazla ses çıkmasın diye yavaş yavaş yiyorum, bir yandan ses çıkmasına engel olamıyorum çünkü öyle bir kabuğu var ki maşallah… Otobüste hiç sevmem bir şey yemesini. Hem başkalarının canı çeker diye, hem de çekmese bile ben rahatsız olurum diye. Çünkü otobüste simit, mısır, elma ve türevlerini yiyenleri gördükçe onları yedikleriyle boğasım gelir çünkü acayip canım çeker ve olan eve gidince “evde şu var mı bu var mı?” diye sorduğum anneme olur ![]()
Evet, sevmediğim ve diğer insanlarda tasvip etmediğim bir şeyi yaptım. Olmuyor mu sanki sizin de böyle anlarınız? Kendinizi, kınadığınız veya hoşlanmadığınız şeyleri yaparken bulduğunuz? Oluyordur, oluyordurrrr
Ve buradan beni duysalar da duymasalar da benimle yolculuk yapan otobüs sakinlerine/mağdurlarına sesleniyorum: Özür dilerim sizi çatır çutur katır kutur seslerine maruz bıraktığım için. Ama içgüdülerine karşı koyamıyor insan bazen. Bununla alakalı olaraktan, dün bana hediye edilen bir rozetteki sözle özetlemek istiyorum yazımı:
“Bir kere yaptım, yine yaparım” ![]()
